19 Mart 2015 Perşembe

MART KAPIDAN BAKTIRIYOR

Evet,
19 Mart, İzmirde sabah sıcaklık 3derece, ben de diyorum ki bi ben mi üşüyorum?
Sabah erken kalkmak işte bu soğuklardan ötürü daha bi zor oluyor. Ama becerebildin mi tamam, iyiki de kalkmışım diyorum.
Perşembe günleri sabah yoga derslerine başladım. Bugün 2. dersi yaptım. Çooook ama çok iyi geliyor. Eh şuan biraz oram buram sızlıyor ama olsun, yılların birikimleri atılıyor eklemlerden, az şey mi bu?

Kaç yıldır doğru dürüst spor yapamadım, yapmadım. Diyete başladığım hafta kapıya koyduğum coss machin'i içeri alıp tekrar kullanayım dedim. Dizlerim zamanında ve ara ara yine ağrıdığı halde bu sefer başarabilirim diyordum. Rezistanını en düşük ayara alıp kullandım 15dk ilk gün ve 15 dk. ikinci gün. Vay başıma gelendir, o gün bu gündür dizlerim ağrıyordu, ta ki 2 gün önceye kadar. Ağrı için yaptıklarım:
1. Bir daha cross machine'i kullanmadım.
2.Yürüyüşleri aksattım.
3. Dizlere reiki uyguladım. Medikal ilaç falan almadım hiç...

Sonuç hiç fena değil, iyiyim, bugün 40 dk yogaya giderken, 40dk.'da yogadan dönerken yürüdüm veee dizlerim çok iyi :)

Ve fakat diyet konusunda anca şunu diyebilirim:

Duraklama evresindeyim. Ama bile isteye, yani canım şu aralar ne çekiyorsa onu yiyorum. Kilom da 1 kilo kadar arttı. Bu evrede böyle geçmesi gerekiyor demekki.
Reiki hocam  ''an''da kalarak ve yediklerinin farkında olarak fazla kilolardan kurtulunabileceğini söylüyor.

O zaman anda olmaya dikkat ediyoruz artık!


26 Şubat 2015 Perşembe

SEDA'NIN MUTFAĞINDAN

18 Şubattan bu yana birçok kez diyeti bozdum ama uzun sürdürmedim. Buna diyet demek istemiyorum demiştim sanırım daha önce de... Öyle deyince çok katı bir anlam çıkıyor bence.

Yani beslenme şeklimi yaşam şeline dönüştürmek istiyorum, o yüzden de biraz ağırdan aldığım doğrudur. Günlerce sabredip sabredip ''of aman canıma tak etti, hepsinden hepsinde yemek istiyorum'' moduna girip ona buna patlayana dek saldırmaktansa, ki bu ''kör diyetler'' yapanların çok iyi bildiği bir durumdur, arada canım birşey yemek istediğinde kırmadım cancağızımı, yedim bi zahmet!

Neler mi yaptım, geçtiğimiz hafta sonu hep izlemek istediğimiz bir diziyi bütün sezonlarını indirerek ev de sinema günleri olarak geçirdik, zaten hava aşırı soğuk olduğundan dışarı falan da çıkmadık. Ekranın karşısında kurduk kahvaltı soframızı ve bütün gün bu sofrada ne varsa onu yedik, mesela 1 dilim ekmek yedim, tahinli pekmez de, tereyağını ekmeğime sürüp üstüne balla beraber...Tabi peynirdi, yumurtaydı, her zamanki gibi vardı, yeşillik, ne yazıkkı hormonlu falan filan ama yine de domates, bol miktarda çay, çayıma şeker atmıyorum ama canım çok isterse yarım Stevya tableti koyuyorum bazen o bile aşırı tatlı geliyor ama tatlı isteğimi dengeliyor kim ne derse desin...

Ayrıca Perşembe akşamı evdeki marmelattlardan birkaç çay kaşığı kadar tatdım seansı yaptım.Cuma akşamı yarım paket Oreo bisküvi yedim yani 5 tane kalanını da ertesi gün sabah bitirdim.

Hafta sonu Pazar günü elektrikler esilince ve aynı anda güneş yüzünü gösterince çıkıp yürüyüş de yaptık, iyi oldu ben de biraz hareket etmiş oldum bir de temiz hava cabası...

Bu arada tabi bu halihazırda Cumadan başlayan kaçamak olayı sebebiyle ve tabiki kilo almışımdır korkusu ile Pazartesi sabahına dek tartılmadım. Sonra hadi artık toparlanayım deyip durumla yüzleşmeye karar vedim, tartıya çıktım bi de ne göreyim 78,5 kg. yani bıraktığım yerdeyim hala, ammaan bi mutlu oldum bi mutlu oldum demekki o kadar da abartmamış aşııya kaçmamışım, ne diyeyim..

Dukan Pazartesi ve Perşembe protein günlerini yapıyorum, bu günlerde hiç sebze yememek gerekiyor ama akşam yemeğinde salata yediğimi de bilirim. Ayrıca hiç bir ürünü ''diyet'' ya da light'' olarak kullanmıyorum. Aa bi dk, sadece kola'da tercihim Kola Zero o kadar.

Zeytinyağı, tereyağı abarmadan kullanıyorum ayrıca çok severim ikisini de... Hemen hemen hergün yumurta yiyorum Karatay usulü pişirmeye gayret ederekten.

Ben meyveyi hazırda tabakta önüme gelirse ancak yiyeylerdenim. O yüzden meyve çok sık tüketmiyorum. Meyveyi sadece haftanın kalan 5 gününde varsa o da 1-2 gün belki, evde küçük bir elma olarak değerlendirdim şimdiye kadar. Aslında kuru kayısı ve ceviz pek severim ama şimdilik eve almadım.

Canım tatlı çektiğinde kaynar süte 1 tane tarçın çubuk ve 1 tatlı kaşığı türk kahvesi karıştırıp içiyorum bazen de Stevya koyuyorum tat versin diye... Bu kavveli süt çocukluğumun tatlarından annemim hatırası gibi o yüzden bana verdiği doygunluk sadece fiziksel değil manen de bir tatmin yaratıyor..

Dün biraz dışarda işlerim vardı biraz da yürüdüm. Ondan önceki iki akşam da cross bisikletinde 15'er dk en düşük ayarda egzersiz yaptım, sonuç bu gün sabah tartıda 78,3 kg.'ı gördüm.Hareket etmenin gücü, bunu sakın küçümsemeyin. Dizlerim ve ayağımdaki ağrılardan hem yürüyüşü hem de cross'u dikkatli ve abartmadan yapıyorum. Umarım hem ayaklarım hem de dizlerim zamanla taşıdıkları yük azaldıkça çok daha iyi olacaklar.

Bugünlük bu kadar sadece son bir haberim var; nihayet kendi yemek blogumu açtım. Yazacağım yüzlerce tarif var, yüzlerce fotoğraf var.. Şimdiden  5 tanesini yazıp yayınladım bile, merak edenler için adresi:

http://sedaninmutfagindan.blogspot.com.tr/

Artık Seda'nın Mutfağından çıkan yamileri bu adresten takip edebilirsiniz :)

Bu karakalem resmi birkaç sene önce Yemek blog'um için hazırlamıştım. Nihayet kullanıyor olmaktan çok mutluyum. Ben ve yadımcı şef, kedim DUDE mutfaktayız :)




18 Şubat 2015 Çarşamba

BAZI ŞEYLER DEĞİŞMİŞ

Sabah tartıldım 78,5 kg.
Oh ne güzel birşey bu, tekrar gün be gün hafiflemek, güçlenmek...

Güzel bir Karatay kahvaltısından sonra evde birkaç işimi hallettim ve Bostanlı Pazarı'na gittim. Döndüğümde aşırı üşümüş olarak hemen bir çay yapıp yanında da 1 tane kurabiye yedim.
Evet bugün kaçamak yapıp en en en ama en sevdiğim kurabiye olan lor kurabiyesinden şekersiz çayımla beraber 1 tane yedim.
Amannnn ne tatlı bir şeymiş o, şekerden bayıldım, canım yemek istemedi. Şekere karşı hassaslaşmışım meğer şu 10 günde...Çayımda bile şeker ya da stevya yoktu üstelik.
Zorla yedim bitirdim.

Niye zorla, çünkü yemek istiyorum ama o eski tadı alamıyorum. Yine de çayın şekersiz tadına varmaya başlamak çok güzeldi :)

Bugün acayip soğuk, gündüz güneşli, sanırsın sıcak, ayaz adamı üfürüyor çünkü aşırı soğuk bir rüzgar var. Sabah sıcaklık 0 derece hissedilen -7 imiş , ben öğlen çıktığımda belki birkaç derece daha iyiyi disanırım.

Şubat sonunda yani 10 gün sonra 77'i görmek dileğiyle!

Bir akşam yemeği tabağım, havuç ve soğanla pişmiş kuşbaşı et, mevsim salata ve2 parça izmir tulumu.




10. GÜN

Her gün blog yazmak çaba istiyor oysa ben canım istediğinde yazmak istiyorum. Doğal olarak da bunun sonucu işte ancak bugün yazabildim.

Geçen haftadan sadece 5. ve 6. günler neler yediğimi bir kenera not etmışim.
Buyrun:

5. GÜN:

SABAH:
*1 büyük bardak su
*4 tane mini sosis
*Zeytin yeşil ve siyah karışık 10-12 adet
*1 küçük turp
*Çay

ARADA: 1 büyük bardak su

ÖĞLEN:
*1 kase zeytinyağlı pirinçli pırasa
*1 büyük bardak su

AKŞAM:
*4 tane köfte
*Bol mevsim salata
*2,5 bardak kola zero

ARADA:
*Çay ve bitki çayı
*1 dilim eti burçak bisküvi bardak su

Yürüyüş yapamadım.

6. GÜN: (PAZAR GÜNÜ)

SABAH:
*2 büyük bardak su
*Yulaf ezmesi, 3 yemek kaşığı yulaf ezmesini 1 bardak süt ile kaynattım, içine biraz stevya ve 1 avuç kadar çiğ fındık -robottan geçirilmiş- kattım.
*Çay
*1 lokma peynir

ARADA: 2 bardak su

ÖĞLEN:
*1 kase zeytinyağlı, pirinçli pırasa
*1 küçük Amasya elması

AKŞAM:
Ne yazıkki not almamışım ve hatırlamıyorum....

Neyse arkadaşım yani bu bloğu takip eden kimseler sizee diyeceğim odur ki şu anda diyetimi yaşam şekline getirmeye çabalıyorum. Yaşam boyu diyet yapamam, sürekli insanlara diyetteyim de demek istemiyorum açıkcası... O yüzden de çok katı kurallar koymadım kendime. Canım ekmek mi çekti 1 lokma atıyorum hemen. Ama her zaman değil tabi...Şimdi kilo verme sürecinde olduğum için özellikle hamur işinden gelecek karbonhidratları ve her türlü şekeri elimine etmem şart...

Şu anda Dukan'ın 2/0 metodunu Karatay ile birleştirerek gidiyorum. Yani Haftanın 2 günü (Pazartesi ve Perşembe) protein günü yapıyor ( ama yediklerimin hiç biri diyet ürün değil) kalan 5 gün Karatay usülü besleniyorum.
Zeytinyağını boca etmesemde esirgemiyorum salatalardan, sebze yemeklerinden..
Çok fazla kuruyemiş tükettiğimi söyleyemem. Geçen hafta sadece 1 avuç fındık yedim o da yulaf ezmesinin içindeydi. Bu arada yulaf ezmesi bu şekilde inanlmaz doyurucu oluyor.

Haftanın diğer 5 gününde de ekmek yerine dukan krebimi kemiriyorum, öyle pek ahım şahım bir tadı olmuyor ama ekmek yerine geçiyorya o birkaç lokma işte o benim kurtarıcım diyebilirim. Çünkü ekmeği banmak ya da yanına katık etmek diye birşey vardır bilirmisiniz o tadı? Ne güzel birşeydir o :)

Et yemeği çok seven biri olarak diyeti başladığımdan beri bir zevk alamama durumu söz konusu hafif bir mide bulantısı da oluyor sanki...Çünkü etle konbine ettiğim şeylerin yoksunluğu bunu yaratıyor sanırsam. Ya da karbonhidrat yoksunluğu belkide... Bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim; sigarayı bırakmak için sigara bıraktırma ilacı kullananlar bu dediğimi anlarlar en iyi, canınız sigara içmek isyiyordur hani benim yemek yemek istemem gibi ama o ilaç yüzünden sigara size kokar bi nefes çekersiniz iğrenç gelir artık sigara içmek size zevk vermiyordur içmek istediğiniz halde hem de...Sanırım en iyi betimleme bu oldu...

Misss gibi bir salata fotoğrafıyla sonlandıralım bu yazıyı :)




12 Şubat 2015 Perşembe

12 ŞUBAT- 4. GÜN

Bugünü de Dukanla başlayıp Karatayla bitirdim.
Öğünler dünküne çok benziyordu.
Sadece bugün 2 öğün yedik, çünkü çok geç kalktım.
Ayağım biraz nazlı, bugün yürümedim dolayısıyla...

Fakat akşam yemeğinde bir güzellik yaptım :)
Ayıptır söylemesi 2 ay önce çok uygun fiyata bulup buzluğa attığım jumbo karidesleri pırasa yatağında sundum ki pek güzel oldular yani :)

BUGÜN KARARLILIK GÜNÜ

Bir diyette 3 günü devirdiyseniz gerisi daha kolay gelir. O yüzden bugün kararalılık günü.
Her günün akşamında yazamıyorum ama şimdi burdan devam..

Yazmayınca bıraktım sanmayın hemen öyle, bu sefer kararlıyım!
Bu gün dayanamadım (11 Şubat/15) tartıldım. Tam tamına 2 kilo uçmuş, amman ne güzel bir motivasyon, işte Dukan'ın bu motive edici, ivmeli başlangıcını seviyorum!
Elbette bu 2 günde giden 2 kilo çok büyük oranda ödem ve su, ama çok iyi hissettiriyor o kesin!
Onun için günde ortalama 3 lt civarı su içiyorum.Ayrıca protein ağırlıklı yediğimde içim kuruyor, su içmekte hiç zorlanmıyorum, kütür kütür bardak bardak suları deviriyorum.

Bu 3 günde en çok hafif bir baş ağrısı ve biraz seremlik oldu diyebilirim bi de hafif mide bulantım oldu.Midem ''ekmek'' yemek istiyor, beynim rafine şeker istiyor, açızzz, açızz diye bağırıyorlar ama bu karbonhidrat ve şeker açlığı yoksa hiç aç kalmadım canım ne zaman yemek isteği duyuyorsa yedim ama  ''ay sıkıldım, vay gözüm aç, şunu da yiyeyim diye değil'', bir de akşam yemeğinden sonra yememeye özen gösteriyorum. Eğer gece yemek istiyorsam sadece sıvı şeylerle yeme isteğimi bastırıyorum.

Evet günü gününe not aldığım yediklerimi aktarmaya geldi sıra:

SABAH:
*Kalkar kalmaz 3 bardak su
*Krep
*Sucuklu yumurta
*2 tatlı kaşığı labne peyniri
*1 parmak diyet beyaz peynir
*4-5 bardak limonlu çay, arada yarım Stevya tablet kullanıyorum.

ARADA: 1 lt kadar su aralıklı zamanlarda.. Bugün de marmelatları derin derin kokladım, iyi oldu :)

Öğlende Bostanlı Pazarına gittim. Bol bol yeşillik aldım ohhh ne güzeldi. Zeytin alırken zaten 6-7 tane zeytin yedim. Böylelikle Dukan 3.Saf protein günüm Karatay olarak devam etti. Pişman değilim tam zamanıymış, koca salatayı büyük bir zevle yeyince anladım :)

ÖĞLEN:
*1 büyük kase mevsim salatası zeytinyağlı, limonlu ve sirkeli
*1 kibrik kutusu kadar İzmir tulumu
*Krep
*2 bardak su
*1 şişe maden suyu
*1 büyük fincan zencefilli çay

AKŞAM:
*100gr. kıyma (soğanlı kavrulmuş, üstüne 1 yumurta kırılmış)
*2 bardak kola zero
*1 küçük kase salata
*Krep
*Su

Salata çok iyi geldi, içim kurumuş valla....

Ee yürüş ne oldu? Pazara gidip gelmek sayılmaz...
Akşam bir toplantıya katılacağım, tabi çok güzel fırsat bu, Karşıyakaya yürüyerek gittim; 40dk. kadar sürdü. Toplantı bitince de İzban Trenine binmek istemedi canım, hava çok soğuk ama temizdi, rüzgar sayesinde şehrin yakıt kirliliği hissedilmiyordu nefesimizde. Ben de eve dönüşü yürüyerek yapmaya karar verdim, hatta kestirme bir yol buldum. Sanırım 20-25 dk falan sürdü yürümem.

Ve fakaaaatttt sağ ayağım fena halde isyanlarda, biraz zorladım sanırım. Geçen Temmuz ayında, bir akşam evde coşup, deli gibi 40dk kadar ayak ucunda latin dansları yapınca ayak parmak eklemimin kapsülünü zedelemişim. Bu uzun yürüyüşten pek hazzetmedi sanırsam....Canım ayağım yakında taşıdığın yük epey bi hafifleyecek o zaman iyileşmiş olacaksın :)

Evet bu günlük bu kadar!

Bu arada sizi mahallemizin domuzcuğu ile tanıştırayım. Öyle besili duruyor ki o yüzden ona bu adı verdim :)





10 Şubat 2015 Salı

BUGÜN GÜNLERDEN ''DEVAM''

Evet 2. gün geldi geçti bile..
Bu gün İzmir çok soğuk, hatta yükseklere kar yağdı, kıyılara da serpiştirdi, rüzgaz ayaz yakıyor, olsun işte ''kış'', olması gerektiği gibi...

Sabah biraz geç kalktım ve kahvaltıyı da geç yaptım, hem eşim de bana eşlik etti güzel oldu :)
Kalkar kalmaz 1 bardak su

SABAH:
*Yulaf kepeği krebinden
*1 tane haşlanmış yumurta
*4 tane mini hindi sosis, biraz hardal ile
*1 parmak diyet beyaz peynir
*Birkaç tatlı kaşığı kadar labne peynir
*Stevya'lı 3-4 bardak çay

ARADA:
1 bardak su

ÖĞLEN:
*Dünden kalma yoğurlu tavuk göğüs
*Krep
*4-5 kaşık kendi yaptığım yoğurttan
*2 bardak su

Evden çıkmadan tatlı isteğimi evdeki marmelat kavanozlarını tek tek açıp derin derin koklayarak geçirdim. Koklayarak açlık hissinin bastırılabileceğini biliyor musunuz? Bütün gün mutfakta yemek pişirdikten sonra kendinizi çok aç hissetmemeniz işte bu sebepten...

Öğleden sonra dışarıda işlerimi hallettim. Göztepe civarında otobüsten inince bir lokmacı görmeyeyim mi, hemen sıraya girip lokma alma içüdüsü ile oraya doğru meylettim fakat gideceğim yere yetişme kaygısı ile vazgeçtim ve ancak bu hamleden sonra aklıma diyette olduğum geldi :)) Ne garip ilk sebebim geç kalmamak idi diyet değil!!! Ama farkına vardığımda kendime çok güldüm, canım Seda'm ne güzel ne tatlı bir çocuk var senin içinde...Lokmaya bayılırım, hele hayrına dağıtılan bir lokma sırası görmeyeym...

AKŞAM:
*Krep
*Tavada, 1 tane ince havucu rende ile 1 adet tavuk göğsünü  soteledim. İçine biraz zencefil tozu attım. Hiç tuz yok.Biraz taze karabiber çektim. Valla güzel oldu :)
*2 kase ev yapımı yoğurt
*1 bardak kola zero
*1 lokma ekşi maya ekmeği labne peyniri ile -bu benim göz hakkım idi- ondan sonra rahatladım.

ARADA:
*2 bardak limonlu çay
*2 büyük bardak su

Bugün biraz başım ağrıyor ama bunun olacağını biliyordum. İlk dukan deneyimimde de olmuştu , ilk günler beyinin yoksunluk septomları olarak başağrısı oluyor sanırım.