zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2015 Çarşamba

BAZI ŞEYLER DEĞİŞMİŞ

Sabah tartıldım 78,5 kg.
Oh ne güzel birşey bu, tekrar gün be gün hafiflemek, güçlenmek...

Güzel bir Karatay kahvaltısından sonra evde birkaç işimi hallettim ve Bostanlı Pazarı'na gittim. Döndüğümde aşırı üşümüş olarak hemen bir çay yapıp yanında da 1 tane kurabiye yedim.
Evet bugün kaçamak yapıp en en en ama en sevdiğim kurabiye olan lor kurabiyesinden şekersiz çayımla beraber 1 tane yedim.
Amannnn ne tatlı bir şeymiş o, şekerden bayıldım, canım yemek istemedi. Şekere karşı hassaslaşmışım meğer şu 10 günde...Çayımda bile şeker ya da stevya yoktu üstelik.
Zorla yedim bitirdim.

Niye zorla, çünkü yemek istiyorum ama o eski tadı alamıyorum. Yine de çayın şekersiz tadına varmaya başlamak çok güzeldi :)

Bugün acayip soğuk, gündüz güneşli, sanırsın sıcak, ayaz adamı üfürüyor çünkü aşırı soğuk bir rüzgar var. Sabah sıcaklık 0 derece hissedilen -7 imiş , ben öğlen çıktığımda belki birkaç derece daha iyiyi disanırım.

Şubat sonunda yani 10 gün sonra 77'i görmek dileğiyle!

Bir akşam yemeği tabağım, havuç ve soğanla pişmiş kuşbaşı et, mevsim salata ve2 parça izmir tulumu.




12 Şubat 2015 Perşembe

BUGÜN KARARLILIK GÜNÜ

Bir diyette 3 günü devirdiyseniz gerisi daha kolay gelir. O yüzden bugün kararalılık günü.
Her günün akşamında yazamıyorum ama şimdi burdan devam..

Yazmayınca bıraktım sanmayın hemen öyle, bu sefer kararlıyım!
Bu gün dayanamadım (11 Şubat/15) tartıldım. Tam tamına 2 kilo uçmuş, amman ne güzel bir motivasyon, işte Dukan'ın bu motive edici, ivmeli başlangıcını seviyorum!
Elbette bu 2 günde giden 2 kilo çok büyük oranda ödem ve su, ama çok iyi hissettiriyor o kesin!
Onun için günde ortalama 3 lt civarı su içiyorum.Ayrıca protein ağırlıklı yediğimde içim kuruyor, su içmekte hiç zorlanmıyorum, kütür kütür bardak bardak suları deviriyorum.

Bu 3 günde en çok hafif bir baş ağrısı ve biraz seremlik oldu diyebilirim bi de hafif mide bulantım oldu.Midem ''ekmek'' yemek istiyor, beynim rafine şeker istiyor, açızzz, açızz diye bağırıyorlar ama bu karbonhidrat ve şeker açlığı yoksa hiç aç kalmadım canım ne zaman yemek isteği duyuyorsa yedim ama  ''ay sıkıldım, vay gözüm aç, şunu da yiyeyim diye değil'', bir de akşam yemeğinden sonra yememeye özen gösteriyorum. Eğer gece yemek istiyorsam sadece sıvı şeylerle yeme isteğimi bastırıyorum.

Evet günü gününe not aldığım yediklerimi aktarmaya geldi sıra:

SABAH:
*Kalkar kalmaz 3 bardak su
*Krep
*Sucuklu yumurta
*2 tatlı kaşığı labne peyniri
*1 parmak diyet beyaz peynir
*4-5 bardak limonlu çay, arada yarım Stevya tablet kullanıyorum.

ARADA: 1 lt kadar su aralıklı zamanlarda.. Bugün de marmelatları derin derin kokladım, iyi oldu :)

Öğlende Bostanlı Pazarına gittim. Bol bol yeşillik aldım ohhh ne güzeldi. Zeytin alırken zaten 6-7 tane zeytin yedim. Böylelikle Dukan 3.Saf protein günüm Karatay olarak devam etti. Pişman değilim tam zamanıymış, koca salatayı büyük bir zevle yeyince anladım :)

ÖĞLEN:
*1 büyük kase mevsim salatası zeytinyağlı, limonlu ve sirkeli
*1 kibrik kutusu kadar İzmir tulumu
*Krep
*2 bardak su
*1 şişe maden suyu
*1 büyük fincan zencefilli çay

AKŞAM:
*100gr. kıyma (soğanlı kavrulmuş, üstüne 1 yumurta kırılmış)
*2 bardak kola zero
*1 küçük kase salata
*Krep
*Su

Salata çok iyi geldi, içim kurumuş valla....

Ee yürüş ne oldu? Pazara gidip gelmek sayılmaz...
Akşam bir toplantıya katılacağım, tabi çok güzel fırsat bu, Karşıyakaya yürüyerek gittim; 40dk. kadar sürdü. Toplantı bitince de İzban Trenine binmek istemedi canım, hava çok soğuk ama temizdi, rüzgar sayesinde şehrin yakıt kirliliği hissedilmiyordu nefesimizde. Ben de eve dönüşü yürüyerek yapmaya karar verdim, hatta kestirme bir yol buldum. Sanırım 20-25 dk falan sürdü yürümem.

Ve fakaaaatttt sağ ayağım fena halde isyanlarda, biraz zorladım sanırım. Geçen Temmuz ayında, bir akşam evde coşup, deli gibi 40dk kadar ayak ucunda latin dansları yapınca ayak parmak eklemimin kapsülünü zedelemişim. Bu uzun yürüyüşten pek hazzetmedi sanırsam....Canım ayağım yakında taşıdığın yük epey bi hafifleyecek o zaman iyileşmiş olacaksın :)

Evet bu günlük bu kadar!

Bu arada sizi mahallemizin domuzcuğu ile tanıştırayım. Öyle besili duruyor ki o yüzden ona bu adı verdim :)





9 Şubat 2015 Pazartesi

MARTILAR GİBİ

Peki, epey zaman geçti.
Demeki öyle olması gerekiyordu.

Bugün yeni bir start aldım.
Hadi hayırlısı!

Bu sefer kendime göre bir plan uyguluyorum.
Başlangıç,
Dukan ama tam olarak Dukan değil;genel hatları ile Dukan Atak diyebilirim.
Sonrasında,
Dukan Seyir aşaması 2/0 tekniğinde serbest günler Karatay olarak devam edecek.

Hergün yediklerimi yazmak iyi bir taktik olabilir diye düşündüm şimdi;

O zaman bugün yediklerim:

SABAH:
Kalkar kalkmaz 1 büyük bardak su
*2-3 bardak çay, şekersiz, limon damlattım.
*2 yumurta tavada, 1 çay kaşığı doğal tereyağında, kısık ateşte sarısı tam pişmeden
*Buğday kepeğinden krep ( yulaf kepeğim yoktu) 1,5 yemek kaşığı buğday kepeği+1,5yemek kaşığı labne peyniri +1 yumurta. 3'e böldüm, her öğün bir parçasını yedim.
*1 parmak kadar sert Ezine peyniri
*2-3 tatlı kaşığı labne peyniri

ARADA:
1 büyük bardak su
Yarım saat yürüyüş

 ÖĞLEN:
*Soğanlı ve yoğurt soslu kuşbaşı tavuk göğüs 
*1/3 buğday kepeği krep
*4-5 bardak splendalı çay

ARADA:
3 büyük bardak su

AKŞAM:
*1-2 lokma tavuk  yemeğinden
*3-4 kaşık yoğurt
*1 lokma diyet beyaz peynir
*1 küçük bardak kola zero
*1büyük bardak su

ARADA:
*Splendalı 1 fincan türk kahveli süt
*2 büyük bardak su

Burada, akşam yediğim peynir hariç hiçbirşey ''diyet'' yada 'light'' değil.

Birkaç ay önce vapurda karşıya geçeren çekmiştim bu martıları ve instagram hesabımda yayınlamıştım.
Bu martılar gibi hafifleyip uçmaya inşallah....






23 Ağustos 2012 Perşembe

KARATAY İLE DUKAN


Bugün Karatay  usulü beslenmeye başlayalı 7. gün!
Ve ben yaklaşık 3 kilo hafifledim!
Ama bu hep böyle gitmeyecek biliyorum, zaten gitmemesi iyi olur yoksa bunda bir anormallik arayacağım!!
İnsanlar genellikle ''ahh ne yapsam veremiyorum'' konumunda düşünüyorlar ''Niye?'' diye aslında benim gibi bu kadar kısa sürede hızlı kayıp olduğunda da düşünülmeli keza ben düşündüm!

Doktor ya da diyetisyen değilim ama vücudumu tanımaya başladım ve az çok bildiklerimden bunun en başlı bir kaç sebebini şöyle sıralayabilirim;

1) Bu miktarın büyük kısmı ödemdi, yüzümün gözümün şişinin inmesinden anlıyorum.
2) Metabolizmam acayip şaşırmış durumda; ilk defa böyle bir sistemle tanışıyor ve deli gibi yakıyor!
3) Kısa süre önce ve kısa süre içinde alınan kilolar aynı hızla geri verilebiliyor. Oysa uzun süre kadrolu memur gibi bedende yer etmiş kilolar yerlerini hemen bırakmak istemediklerinden yine uzun bir süreçte gidiyor. (Benim bu 3 kilo son 3 haftada aldığım kilolardı)
4) Akşam yemeğini en geç 20:00'de bitirmiş olmak ve bundan sonra hiç bir şey yememek, gece en geç yarım gibi uyuyarak ''leptin hormonunun''  işini düzgün yapmasını sağlamak çok önemli ki biz uyurken depo yağlar yakılsın :)

Sadece dün akşam bir sürü  hikayeden ötürü akşam yemeği 21:30'lara kadar kaydı. Çok açıkmıştım. Nerdeyse yarım kilo ''barbunyayı' yedim.
Akşam yürüyüşümü yaptım ama 20dk. falan..
Bide gece saat 03:00'de  uyandım (tamda leptin hormonum çalışırken uff)...
Sonuç bu sabah düne göre 300gr. fazla idi...

Bu son 7 günlük gözlemlerim ise şöyle:

* Bu yaşıma geldim çayı şekersiz olarak içmeyi ilk defa bu kadar uzun süre başarabildim! Sabah yediğim kuru kayısı sağolsun!
*Şeker bayramını şekersiz geçiren bi benmişim gibi geliyor, gurur yaptım kendime :)
* Geçen yıl taa nerelerden getirttiğim taş değirmende soğuk sıkılmış halis zeytinyağımı artık hiç korkmadan yiyebiliyorum. Yok asında korktum ama sonuçlar korkmamam gerktiğini gösteriyor. Salataya, salata sosuna doydum (Dukanda azıcık fazla zeytinyağ koysan, biraz salata fazla yesem pişmanlık duyuyordum) Pişmanlık yok mutluluk var!
* Dukan Diyetinde zeytin, ceviz, badem gibi pek faydalı ve memlekette bol bulunan besinleri tüketemiyordum çok da severim ayrıca...Karatay'la suçluluık hissetmeden bu vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar içeren ürünleri yemek çok hoşuma gitti.
Kendimi daha özgür hissediyorum!
* Canan hocanın limonlu su önerisini  için hep diyordum ki ''Amannnnn  nerden bulucamda, limonu koyucam da suyun içine, hem ekşi mi olur ne olur diye kaaleye almazken hadi deneyeyim dedim. 2. günden beri limonsuz su içmez oldum :)
Suya çok güzel bir aroma veriyor. İçine sıkmıyor sadece dilimleyip atıyorum, eskisinden daha zevkle su içtiğimi farkettim hiç  zorlanmadan...
* Yok ''Protein Perşembesi''  yok ''yulaf kepeği krebi'' yok onun dıdısı var, yok bunun bıbısı var diye Dukan kadar çok listeler onu ye, bunu yemeler yok bu beslenmede... Hiç bir şey bilmese de insan Karatay'la ilgili şunu bilmesi yeterli;
İŞLENMİŞ GIDA yerine DOĞAL GIDA yenecek.
Bu kadar!
*Oldum olası ''diyet, light vb. yazan ürünleri sevmemişimdir. Hep aklıma ''Yaw bunu nasıl diyete çevirdin kardeşim'' diye sorasım gelir. Bu şeyi diyet yaparken bütün o içinden alınan yağı, tatı, tuzu, vitamin, her ne ise onun yerine aynı tatı versin diye içini kim bilir kaç çeşit kimyasal ile donattın!!
Katarayda light ürün yok! Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler benim ne kadar doğala düşkün olduğumu...
* Tokum ben gerçekten de açıkmıyorum zırt pırt!
Buna rağmen yersem bu benim ya yeme sevdamdan ya da obur olmamadan ileri geliyor kesin :)
* Ha bi de son olarak artık kendimi bir maratonda gibi hissetmiyorum. Dukan'da limitler, sınırlılar, sayılı günler, vaad edilenler, hedef sayısı, şu kadar zaman acı çekersen sana verilecek ödüller falan vardı. Ama şunu da söyleyeyim; bunları yaptığımda çok güzel sonuç aldım kilo verdim. Mutlu oldum ama yediklerimden çok mutlu olamıyordum ne yazık ki... Tatlandırıcılı tatlı yemek istemiyodum mesela... Yağ oranı bilmem nerdeyse sıfır olan peynir vs. yemek beni mutlu etmiyordu...
Hep zararlı kimyasal yediğimi düşünüp huzursuz oluyordum..
Zaten önceki yazılarımı okuyanlar Dukan'ı nasıl eğip büyüp kendi istediğim gibi yaptığımı görmüşlerdir. İşte bunların hepsi beni strese sokuyormuş meğer...Şimdi kendimi rahatlamış hissediyorum...
*Ekmeksiz yapamayan biriyim-dim. Hamur işlerini de pek severim ama Dukan'la bu hissiyatımı epey bi törpülemiş terbiye etmiştim, sağolsun Dukan! Yulaf Kepeği Krebini kendime ekmek niyetine yapıp her öğün yemeğin yanında tüketiyordum. Fakat onu pişirmesi bile zor geliyordu son zamanlarda. Şimdiki en büyük yardımcım kuruyemişler! Özellikle ceviz!
Yeri mi değil mi bilemem ama aklıma gelmişken; cevizi severim, peyniri de severim, cevizli peynirli taze fesleğeni daha da severim demek  geldi içimden bu da bana Orhan Veli'yi ve ona hayat veren  ses merhum Müşfik Kenteri hatırlattı :(  Ölümüne bu kadar üzüldüğüm çok az sanatçı olmuştur...

Bu arada Karatay'ın yemek kitabındaki tariften ilk ''ekşimiğimi'' yaptım.
Çok da güzel oldu!
Aşağıda eşkimikli salata...



11 Nisan 2012 Çarşamba

142. GÜN


Bilmiyorum neden ama bu başlığı seçmek istedim bu günkü yazıma; belkide ne kadar uzun süredir Dukan Programı yaptığımın bir ifadesi olsun diye... 
Niye mi??
Ben hiç hayatımda bu kadar uzun ve dirayetle kaldığım bir diyet yapmamıştım da ondan..
Aslında tüm bu 142 gün boyunca her bir gün kurallara %100 uyduğumu sanıyorsanız çok büyük yanılgı içindesiniz :) 
O kadar çok ihlal yaptım ki anlatamam... Ama aynı zamanda diyete devam ettim. ''Amaaaan sen de boşver zaten bozdum'' demedim hiç...Çünkü artık karar vermiştim normal kiloma dönmeye.

Bir gün bir diyetisyen arkadaşım şöyle demişti;
-Trafikte hiç kırmızı ışıkta geçtin mi??
-Evet geçtim. 
-Peki bir kere kırmızı ışıkta geçtin diye sonra hep geçmeye devam  mı ettin??
-Hayır tabiki!! 

İşte böyle diyette de bir kere bozdum diye hep kırmızı ışıkta mı geçeceğim??!! Aman cısss, çok tehlikeli!! 
Ama kendimi eğlendirmek için yolu boş bulduğumda hem kırmızı ışıkta geçtim hem de acayip hız yaptım. Geçen haftasonu Alaçatı gezimizde olduğu gibi... O kadar çok abarttım ki , öyle bir öğün falan değil komple haftasonu kaçamağı oldu...Pazartesi günü sabah en son bıraktığım yerden 2,7 kg. fazla çıktım tartıda. 
İmdat!!! 
Bakmayın hemen imdat dediğime, bu şunu anlamamı sağladı: 
Şimdi ipin ucunu bırakırsam aylardır  erittiğim, incelmeye zorladığım, rahatını bozduğum tembel yağ hücrelerim her zamankinden daha büyük bir heves ve iştahla gelecek yağlı, kalorili mamalarını bekliyorlar. Hala yeni şekillerine alışmak için zamana ihtiyaçları var.

Panik falan olmadım hemen; 
Pazartesi günü saf protein yaptım -Güçlendirmeye geçmeye karar verdiğim halde- ve akşam 5'den sonra hiç bir şey yemedim;ayran, su ve bitki çayı dışında. Ve erken yattım.
Salı sabah sonuç 1 kilo gitmişti bile :)
Salı günü normal diyete devam ettim güçlendirmede olduğumu idrak edebileyim diye ilk tostumu yaptım, tam tahıllı 2 dilim çavdar ekmeğine 1 dilim nefis İzmir tulumu ile. Harika bir tat, ne zamadır özlemişim! Bir avuç goji berry ile meyve ihtiyacımı giderdim. 

Akşam yine erken yemek yedim ve gece su, kendi yaptığım yoğurt ve çay dışında birşey yemedim. Ama akşam yemeğinde zeytinyağlı salatamı ve balığımı afiyetle yedim.Çarşamba sabah tarıda 700gr. daha gittiğini gördüm :) 

Bu arada  itiraf etmem gereken bir konu var. Her ne kadar diyet süt, yoğrut vs. kullansam da çoğunluk normal olanlardan yedim. Diyet peynirimden de yedim ama hep bir kaşar loru, bir İzmir tulumu, bir Ezine tam yağlı ya da kaşar peynirinden az ya da çok yedim. Dukan son açıklamalarında bu diyet peynirlerde çok fazla kimyasal olduğunu açıklamış ve peynir yemeye kısılama getirmişti zaten. 

Ben biraz Karatay'cıyım aynı zamanada, o yüzden diyet boyunca yumurtamı hiç kısmadım. Günde 2-3 yumurta yemişliğim vardır. Daha önce yumurtayı nasıl pişirdiğimi şu yazımda açıklamıştım. Üstelik böyle yaparak bir ayda kötü kolestrolümden kurtulmuş iyi kollestrolümü tavan yapmayı başardım. Yoğurt genelde kendim yapmaya çalışıyorum, kullandığım süt tam yağlı mandıra sütü. Kendim yapamamışsam diyet ya da naturel yoğurt yiyorum.

Dukan krebi dahil yemeklerde her zaman 1 tatlı kaşığı kadar sızma zeytinyağı kullanıyorum. Bu yağ genelde 2 ile 4 porsiyonluk yemekler için olan miktar. Sabah tavada yumurta yapacak isem haftasonu gibi canım güzel bir şeyler çektiğinde 1 tatlı kaşığı köy tereyağıda pişirdiğim de oluyor. 

Genellikle çemensiz pastırma ve füme et tercih ediyorum. Bu jambonlar, salamlar vs. oldum olası sevememişimdir zaten. Hele diyet olanlarında o kadar çok kimyasal katkı maddesi var ki, yemiyorum, yiyenlere de tavsiye etmiyorum açıkça. Üstelik de pahallılar!!

Facebook Dukan grubunda pek çok kek, tatlı vs. tarifi paylaşılıyor. İlk başlarda bazılarından pişirdim yedim; güzel oluyor ama son zamanlarda bunlardan pişirmiyorum.  Onlardan yapmaya üşendim ve de meyve ya da gerçek tatlı yedim itiraf edeyim...

Benim bırakamadığım en kötü alışkanlığım çayımı içerken kullandığım tatlandırıcı. Şekerle pek aram yoktur ama illa biraz tat olacak çayımda... İnşallah onu da Karatay'a geçince bırakacağım!

Dukan Seyir Evresini  2/7 şeklinde yaptım. Yani haftanın 2 günü (Pazartesi, Perşembe)  saf protein, kalan günler sebze+protein  şeklinde idi. Bu yöntemi tercih etmemin birçok nedeni vardı:
*Çok ağır protein tüketip böbreklerimi yormak istemedim
*Protein dediğin pahallı bir şey her gün full protein mi yenir??
*Diyete olan toleransım ve motivasyonum yüksek kalabilsin diye
*Kilosunun çoğunluğu bacaklarda olan kadınlar için Dukan özellikle 2/0 öneriyordu (haftada 2 gün protein, kalan günler normal beslenme) 2/0'a en yakın yöntem  2/7 idi. Bu sayede 11kg. fazlalığımdan 3 ayda kurtuldum.

Şimdi Güçlendirmeye geçtim çok şükür :)) 
Aslında hedef kilomda değilim hala (2 kilo fazla) ama yeterince uzun Seyir yaptım. İnsan sıkılıyor bir yerde. Ben de kasmıyorum şimdi o kadar...

Kafamda bu işi nasıl halledebilirim diye düşünürken artık yavaş yavaş kendi Güçlendirme Planım oluşmaya başladı:
*Benim güçlendirmem biraz 2/0 yöntemi gibi olacak. Yani Pazartesi ve Perşembe saf protein günlerine devam edeceğim mümkün olduğunca.
*Meyve çok canım istemedikçe yememeye karar verdim (Karatay'dan)
*2 dilim ekmek serbest ama nişasta öğünüm olan gün ekmek yemeyeyim diyorum
*Hafta sonu serbest Pazar kahvaltımı çok özledim belki her zaman değil ama kafaya koydum
*Ödül öğünü sonrası gerekirse(!) protein günü yapılacak.
*Tabiki en az 1,5 lt su içmeye ve 25dk. yürüyüşe devam.


Burada yazdıklarım  bana ait ve kendi metabolizmama istisna olan bir durum olduğunu hatırlatmak isterim. Herkesin kendi vücut yapısı ve metabolizma hızı farklıdır ve ayrıca herkesin vücudu aynı programa farklı tepkiler verebilir unutmayın lütfen!

1 Nisan 2012 Pazar

AMAN GEÇ KALMA ERKEN GEELLLLLLL GÜÇLENDİRMEYE

Nihayet toparladım kendimi ve bir ''YUMRUK hareketine'' giriştim. Buna geçici bir Atak Evresi girişimi de denilebilir...
*3 gün sadece protein, 
*Bol su, suyun dışında maden suyu, çay, bitki çayı, kefir, süt, kahve ne bulduysam... 
*Bol yürüyüş!
Süt ve ürünlerini çok abartmamak gerekiyor.
Bugün 2. gün. İlk günün sonunda inanılmaz bir fark oldu. Çok mutluyum!

Yumruk Hareketine başlamadan önce karar verdim: 
3 gün böyle devam edip ve önümüzdeki hafta hiç bozmadan (inşallah)  bitirip kilom kaç olursa olsun birsonraki Pazartesi  ''GÜÇLENDİRMEYE'' geçeceğim. Halihazırda Seyir Evresini epey bi uzatmış durumdayım 1 ay kadar... Aslında bu bir ay biraz Güçlendirme gibi geçti ama abuk sabuk bir güçlendirme; sık sık yapılan kaçamaklar, sonra baştan alıp toparlanmalar falan... 
Önemli olan şu ki 1 ay boyunca aslında vücudum (ideali olmasa da) bu kiloya alışmış oldu :) Epey bir süre ortalamam 66kg. idi.
Dukan amca bana hedef  olarak 62,5 kg'ı uygun görmüştü. Hatta 63'ü bile kabul ediyor. Şu anda 65,5 kg. geliyorum.
Bakalım bakalım ne olcek haftaya Pazartesi??

Sonra da ver elini ''Güçlendirme Evresi''. 
Veeeee:
*Gelsin hergün 1 porsiyon meyve; en çok elma ve portakal yemeyi özledim!
*Gelsin hergün 2 dilim tam tahıllı ekmek; zaten en sevdiklerim Bostanlı Pazar'ından aldığım o tam tahıllı ekmekler ya da evde yaptıklarımmmmmmııımmm :)


*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) ''Ödül Yemeği''; Pazar kahvaltısı mı olur, güzel bir akşam yemeği mi olur, yemek kitaplarımdan birinden yapacağım bir öğün mü olur... Ogghhhhh pek bi güzel olur!!!

*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) nişastalı ''yami''ler; makarnanın her türlüsü mü dersin, pide mi, lahmacun mu, kısır mı, mercimek mi... Oh be... 

* Yürüyüşe devam elbet; seviyorum da yürümeyi, çok iyi geliyor :)

Tabi bu kadar güzel şeyi sıraladıktan sonra söylemem gereken çok önemli bir konu var ki o da bu Güçlendirme Evresinin en tehlikeli evre olduğudur. Serbest olan yiyecekleri sınırında tüketmek çok çok önemli. Yani abarmamak gerekiyor! 
Vücudun yeni kilosuna alışması ve herşeyin süt liman olabilmesi için epey bir süre gerekiyor. İşte bu süre Güçlendirme Evresi süresi; verilen her 1 kilo için 10 gün üzerinden hesaplanılıyor. Mesela 10 kilo için 100 gün kadar gibi!

Evet sevgili Blog'um şimdilik bu kadar.. 
İnşallah iyi haberlerimi paylaşacağım kısa zaman sonra. 
Bu sürede sen de kendine iyi bak :)

29 Mart 2012 Perşembe

MAZERETİM VAR SIKILDIM BEN


Offffffffffffffffffffffffffffffffff!!! 
Gene gelenler geldi bana!! 
Ne mi geldi ? 
PMS'im geldi-de geçiyor bile ama ben de ki bu yeme isteği geçmiyor kardeşim!!
Şu hormon dengesi(zliği) nelere kadir... İçime koca bir fil düşmüş, yedikçe yiyesim geliyor...
Son bir haftadır 1 ileri 2 geri şeklinde  gidiyorum..

Oysa 6 gün önce  64,2kg. ile yeni rekorumu kırmış, tartıda rakamı gördükten sonra yıllardır sırf kendime ibret olsun diye sakladığım ve fakat artık hiçbir zaman içine gireMeyeceğimi düşündüğüm o, eski moda, ceket pantolon takımımın içine girebilmiş ve mutluluktan akşama kadar ağzım kulaklarımda gezmiş olduğum halde...

Son 3 gündür yediklerimi burada bir saysam  pek sevgili Pier Dukan aha şurada şak diye bayırlır yemin ediyorum!!!
Ama çok güzeldi be, o cevizli baklava... 
Sonra o Bostanlı Pazarında normal insanların arasına karışıp yediğim sıcak sıcak, tazecik bol peynirli gözleme...
Ya o, akşam evde yaptığım meyveli dondurmalı tatlıya ne demeli??? 
Off off... 
Tamam pek güzellerdi de bi o kadar da vicdan yaptım ya sonra?!! Bu zamana dek yaptığım hiç bir kaçamak için bu böyle vicdan yapmamıştım.

- Yaparsın tabi ''deli kızım''', hiç bu kadar hedefe yaklaşmamıştın öncekilerde...
-Ne yapayım, nerelere gideyim???  
-Otur oturduğun yerde!! 
-Değil mi?? 
-Aklını başına topla!!
-Olur efendim!Başka??
-Kızma öyle hemen...Az kaldı be yavrum, heba etme bu kadar emeği!!!
Yavrum, kuzum, bi tanecik Seda'cım aferin bak, daha önce hayal bile edemediğin bir başarı bu, olur mu bozmak, olur mu gerisin geri gitmek?!!!
-Olmaz tabi yaaa...
-Bak ne kaldı doğum gününe şunun şurasında... Yeni yaşına yeni zaferinle girmek varken...Yaparsın sen, yaparsın..
Ben bilirim kızımı..
Yaparsın...
-Tamam o zaman yapayım da kurtulayım be!

14 Şubat 2012 Salı

SEVGİYE DAİR BİR GÜN 14 ŞUBAT

14 Şubat Çiçekleri
En az yemek yemek kadar yemek yapmak da insanı mutlu eder mi?
Bu gün 14 Şubat Sevgililer günü!!
Ve dünya da ne kadar çok sevilecek şey var...
Aklımdan o kadar çok düşünce, o kadar çok olasılık geçiyor ki hepsini nasıl anlatacağımı, nasıl bir düzene koyacağımı bilemiyorum!!


Birkaç yıl önce seyrettiğim Julie & Julia filminde Meryl Streep'in muhteşem yorumuyla tanıdığım 1970'li yıllarda TV'de bilinen ilk yemek programını yapan, kendine has konuşma tarzı, üslubu ve doğallığı ile çok sevdiğim ünlü kadın şef Julia Child geliyor aklıma ilk!
36 yaşına kadar hiç yemek yapmamış bir kadın!

24 Ocak 2012 Salı

DUKAN DUKAN OLALI...

Memleketteyim!!


Her ne kadar kızkardeşimi gelmeden diyet yaptığım konusuna hazırlamış olsam da, arkadaş tutamamış kendini, dizi dizi yapmış fındıklı kurabiyeleri, poğaçaları...
Ben şimdi ne yapayım, nerelere gideyim :(
İlk gün dayandım, 2. gün dayandım, 3 gün bir arkadaşımıza ziyarete gittik, o da yapmış tazecik bir kek (çok güzeldi bu arada) 1 küçük dilim yedim, hem onu kırmamak, hem de kendimi tutamadığım için...

3 Ocak 2012 Salı

YILBAŞI AKŞAMI FENOMENİ VE SONRASI


Yılbaşı akşamı öyle güzel yedim, içtim ki ertesi gün bana maaliyeti tam +1 kilo olarak döndü! 
Ammaaaaan sen de. Çok derdimeydi sanki...
Ohhhhhh! Canıma deysin, deydi de zaten :)


Şimdi size ertesi gün +1 kilo gelebilmek için yemeniz gerekenleri sıralayayım ;-)

20 Aralık 2011 Salı

BİR HAFTA NASIL GEÇTİ

Extrem Yelkenlisi Photo By Rico Besserdich
Bugün Salı,Dukan'a başlayalı 33.gün!
Geçen hafta premens döneminde olduğumdan haftayı biraz zor geçirdim.zaten geçen yazımın başlığı da ''Hiç Diyet Havamda Değilim'' idi.

16 Aralık 2011 Cuma

HİÇ DİYET HAVAMDA DEĞİLİM!

My little darling ''Dude''
Dukan'a başlayalı bugün tam 29. gün!
Son bir haftadır sürekli bir iştah durumu!!!
Hele bugün hava da berbat, gri, soğuk ve yağmurlu.. Pehh...

Yine de sabah erkenden kalkıp sahile fotoğraf çekmek için gitmeme engel olmadı :) Çünkü sabah az da olsa güneş vardı. Kameranın pili 20dk. sonra pes etse de en azından biraz pratik yaptım, sabah sabah hava almış oldum, yürümek de iyi geldi :)

11 Aralık 2011 Pazar

HEDEFİN YARISI

Bugün çok mutluyum!
Neredeyse hedef  kilom için yolu yarıladım sayılır :)
Hedefime 7kg kaldı. 24 günde arkada bıraktığım kilo 6kg. 

Bir diyetisyen arkadaşım bana öyle demişti: 
''Verdiğin her kiloyu 4 paket margarin olarak düşün.''

Vay be 24 paket zararlı margarinden kurtardım vücudumu desene!!! Gözümün önüne getirince 24 paket margarini, şöyle koca bir yığın oluyor... 

3 Aralık 2011 Cumartesi

DUKAN 16. Gün

Bugün 16. gün!!
Ve ben karbonhidrat özlemi ile yanıp tutuşuyorum...
Ne yersem yiyeyim birşey eksik gibi geliyor!
Birşeyin eksikliğini çekiyorum yediklerimde. Bunu da karbonhidrat -ama sebzelerden gelen değil hamur işlerinden olandan bahsediyorum-  eksikliği diye düşünürken, Dukan Tarifleri Facebook sayfasındaki okuduğum yorumlardan anladımki yanlış yaptığım şey TATLANDIRICI kullanmak!!

22 Kasım 2011 Salı

DUKAN PROGRAMINA BAŞLAMAK


Bugün ilk günüm!!
Dukan Diyeti kitabını alalı nerdeyse 1 ay oluyor. Kitabı baştan aşağı okudum. Birçok yerini tekar tekrar okudum. Fazlalıklarımdan kurtulmak isteğindeyim ve bir şekilde bu işe başlamalıydım. Fakat bu diyete karar vermem uzun zaman aldı.
Bunun sebepleri;