kilo vermek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo vermek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2012 Perşembe

KARATAY İLE DUKAN


Bugün Karatay  usulü beslenmeye başlayalı 7. gün!
Ve ben yaklaşık 3 kilo hafifledim!
Ama bu hep böyle gitmeyecek biliyorum, zaten gitmemesi iyi olur yoksa bunda bir anormallik arayacağım!!
İnsanlar genellikle ''ahh ne yapsam veremiyorum'' konumunda düşünüyorlar ''Niye?'' diye aslında benim gibi bu kadar kısa sürede hızlı kayıp olduğunda da düşünülmeli keza ben düşündüm!

Doktor ya da diyetisyen değilim ama vücudumu tanımaya başladım ve az çok bildiklerimden bunun en başlı bir kaç sebebini şöyle sıralayabilirim;

1) Bu miktarın büyük kısmı ödemdi, yüzümün gözümün şişinin inmesinden anlıyorum.
2) Metabolizmam acayip şaşırmış durumda; ilk defa böyle bir sistemle tanışıyor ve deli gibi yakıyor!
3) Kısa süre önce ve kısa süre içinde alınan kilolar aynı hızla geri verilebiliyor. Oysa uzun süre kadrolu memur gibi bedende yer etmiş kilolar yerlerini hemen bırakmak istemediklerinden yine uzun bir süreçte gidiyor. (Benim bu 3 kilo son 3 haftada aldığım kilolardı)
4) Akşam yemeğini en geç 20:00'de bitirmiş olmak ve bundan sonra hiç bir şey yememek, gece en geç yarım gibi uyuyarak ''leptin hormonunun''  işini düzgün yapmasını sağlamak çok önemli ki biz uyurken depo yağlar yakılsın :)

Sadece dün akşam bir sürü  hikayeden ötürü akşam yemeği 21:30'lara kadar kaydı. Çok açıkmıştım. Nerdeyse yarım kilo ''barbunyayı' yedim.
Akşam yürüyüşümü yaptım ama 20dk. falan..
Bide gece saat 03:00'de  uyandım (tamda leptin hormonum çalışırken uff)...
Sonuç bu sabah düne göre 300gr. fazla idi...

Bu son 7 günlük gözlemlerim ise şöyle:

* Bu yaşıma geldim çayı şekersiz olarak içmeyi ilk defa bu kadar uzun süre başarabildim! Sabah yediğim kuru kayısı sağolsun!
*Şeker bayramını şekersiz geçiren bi benmişim gibi geliyor, gurur yaptım kendime :)
* Geçen yıl taa nerelerden getirttiğim taş değirmende soğuk sıkılmış halis zeytinyağımı artık hiç korkmadan yiyebiliyorum. Yok asında korktum ama sonuçlar korkmamam gerktiğini gösteriyor. Salataya, salata sosuna doydum (Dukanda azıcık fazla zeytinyağ koysan, biraz salata fazla yesem pişmanlık duyuyordum) Pişmanlık yok mutluluk var!
* Dukan Diyetinde zeytin, ceviz, badem gibi pek faydalı ve memlekette bol bulunan besinleri tüketemiyordum çok da severim ayrıca...Karatay'la suçluluık hissetmeden bu vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar içeren ürünleri yemek çok hoşuma gitti.
Kendimi daha özgür hissediyorum!
* Canan hocanın limonlu su önerisini  için hep diyordum ki ''Amannnnn  nerden bulucamda, limonu koyucam da suyun içine, hem ekşi mi olur ne olur diye kaaleye almazken hadi deneyeyim dedim. 2. günden beri limonsuz su içmez oldum :)
Suya çok güzel bir aroma veriyor. İçine sıkmıyor sadece dilimleyip atıyorum, eskisinden daha zevkle su içtiğimi farkettim hiç  zorlanmadan...
* Yok ''Protein Perşembesi''  yok ''yulaf kepeği krebi'' yok onun dıdısı var, yok bunun bıbısı var diye Dukan kadar çok listeler onu ye, bunu yemeler yok bu beslenmede... Hiç bir şey bilmese de insan Karatay'la ilgili şunu bilmesi yeterli;
İŞLENMİŞ GIDA yerine DOĞAL GIDA yenecek.
Bu kadar!
*Oldum olası ''diyet, light vb. yazan ürünleri sevmemişimdir. Hep aklıma ''Yaw bunu nasıl diyete çevirdin kardeşim'' diye sorasım gelir. Bu şeyi diyet yaparken bütün o içinden alınan yağı, tatı, tuzu, vitamin, her ne ise onun yerine aynı tatı versin diye içini kim bilir kaç çeşit kimyasal ile donattın!!
Katarayda light ürün yok! Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler benim ne kadar doğala düşkün olduğumu...
* Tokum ben gerçekten de açıkmıyorum zırt pırt!
Buna rağmen yersem bu benim ya yeme sevdamdan ya da obur olmamadan ileri geliyor kesin :)
* Ha bi de son olarak artık kendimi bir maratonda gibi hissetmiyorum. Dukan'da limitler, sınırlılar, sayılı günler, vaad edilenler, hedef sayısı, şu kadar zaman acı çekersen sana verilecek ödüller falan vardı. Ama şunu da söyleyeyim; bunları yaptığımda çok güzel sonuç aldım kilo verdim. Mutlu oldum ama yediklerimden çok mutlu olamıyordum ne yazık ki... Tatlandırıcılı tatlı yemek istemiyodum mesela... Yağ oranı bilmem nerdeyse sıfır olan peynir vs. yemek beni mutlu etmiyordu...
Hep zararlı kimyasal yediğimi düşünüp huzursuz oluyordum..
Zaten önceki yazılarımı okuyanlar Dukan'ı nasıl eğip büyüp kendi istediğim gibi yaptığımı görmüşlerdir. İşte bunların hepsi beni strese sokuyormuş meğer...Şimdi kendimi rahatlamış hissediyorum...
*Ekmeksiz yapamayan biriyim-dim. Hamur işlerini de pek severim ama Dukan'la bu hissiyatımı epey bi törpülemiş terbiye etmiştim, sağolsun Dukan! Yulaf Kepeği Krebini kendime ekmek niyetine yapıp her öğün yemeğin yanında tüketiyordum. Fakat onu pişirmesi bile zor geliyordu son zamanlarda. Şimdiki en büyük yardımcım kuruyemişler! Özellikle ceviz!
Yeri mi değil mi bilemem ama aklıma gelmişken; cevizi severim, peyniri de severim, cevizli peynirli taze fesleğeni daha da severim demek  geldi içimden bu da bana Orhan Veli'yi ve ona hayat veren  ses merhum Müşfik Kenteri hatırlattı :(  Ölümüne bu kadar üzüldüğüm çok az sanatçı olmuştur...

Bu arada Karatay'ın yemek kitabındaki tariften ilk ''ekşimiğimi'' yaptım.
Çok da güzel oldu!
Aşağıda eşkimikli salata...



22 Ağustos 2012 Çarşamba

KARATAY ZAMANI


Evet!!
Ben aylardır Dukan Diyeti yapan ama son aylarda yapamayan ve tekrar kiloları geri gelmeye başlayan ben artık kendimi hazır hissediyorum:
Hoşgeldin sağlıklı yaşam rehberim Karatay!

Dukan’a 18 Kasım 2011′de başladım ik 3 ay da zaten 10 kilo hafiflemiştim ama hedefim 13 kilo idi. Ve fakat bu hedefi bir türlü tutturamadım. Dukan diyetine başladığımda aynı zamanda Karatay’ın kitabını da alıp okudum. Fakat Dukan ile çok hızlı sonuç aldığımdan program değiştirmek istemedim. Kilolarımdan kurtulmaya o kadar ihiyaç duyuyordum ki kendimi riske atmak istememiştim. Dukanla ilk 3 günde 2 kilo Atak Dönemi ile gitmişti. Çok güzel gidiyordu yağlar...Ve Karatay'a geçmeyi göze alamıyorudum her ne kadar Dukan'a göre daha sağlıklı bulsamda..
Ya Karatayla yakamazsam bu yağları, ya devamı gelmezse, ya disipline olamazsam???

Hem bir kere de başladığım şeyi bitireyim yani….Maymun iştahlılık yapmayayım dedimdi.

Korktum, değiştirmedim ama hep gözüm Karatayda kaldı. İkinci kitabı çıktı onu da aldım okudum hatmettim. Bu arada Dukanı iyice sallamaya başlamıştım. Yani pek uymuyordum artık kurallara ama dikkat ediyordum yine de.. Taki memleket ziyaretleri ve yaz tatili hikayesi gelene kadar…
Memlekette herşey doğal, komşumuzun ineği var tavukları var. Özgür dolaşan ineğin tavuğun miss gibi sütü, yumurtası, evin bahçesinde yetişen fasulye, salatalık, maydanoz vs.

Her 5 lt.lik sütün piştikten sonra ertesi gün toplanan kaymağı, kız kardeşimin yaptığı reçellerle bi güzel yenildi tabi… Ee bizim oranın pidesi meşhur, simiti nefis, komşular birbirine gider gelir, döktürürler marifetlerini, yememek ne mümkün hele de benim gibi yemeyi seven biri için..

En sona en öldürücü darbe geldi… Arkadaşımızın davetlisi olarak Bodrum’a gittik. 14 gün canım ne istiyorsa onu yedim, Tatil modu varya bi kere, uzun zamandır içmediğim bira, şarap ne varsa esirgemedim kendimden. 
Bu arada ”maya” alerjim olduğuna kesin kanaat getirdim. Ekmek, pasta, börek….Ayrıca bira bana hiç yaramıyor; bir kere şişiyorum, mideme de dokunuyor. Ama nasıl özlemişim aylardır içmiyordum. Hele sıcak bir yaz gününün akşamüstüsünde o hafif serinlikte içilen buz gibi ilk yudum tarif edilemez bir tat!

Velhasıl en sonunda döndük geldik evimize ben olmuşum yine bi dünya 4 kilocuk gelmiş gerisin geriye.. Öncesinde de bi +1 kilo var..Baktım olmayacak bu böyle toparlanmam gerek. Ne güzel hafiflemişken, 15 sene önceki kıyafetlerimi giyebilmenin mutluluğuna erişmişken olur mu bu,  yapılır mı bu????????????????????????

Dukan’a da dönmek istemiyorum!
Artık o tatlandırıcıyı kullanmak istemediğimi, zeytin, ceviz gibi sevdiğim tatları çok özlediimi farkettim. Aylardır doya doya zeytin, zeytinyağı, ceviz, fındık fıstık, kurufasülye vb.hububat gibi her ne kadar özlediğim tat varsa yemek istiyorum!!
Karatay yapmaya çok hazırım artık. 
Bir şeye hazır olmak! 
İşte bu benim hayat felsefem, hep bu anları yakalamaya çalışırım, genelde de tutar. Çünkü insan iç sesini dinledimi her şey daha kolay oluyor zorlamadan, yağ gibi akıyor. 

Bence bu ”farkındalık” olayı!
Herkes için bir ''zaman''  ya da ''an'' vardır. Neyin zamanı derseniz bir şeylerin geldini anladığınız, bir konuya aydığınız, bazı şeyleri daha kolay görebildiğiniz,  idrak edebildiğiniz, değiştirmek istediğiniz vs şeklinde uzatılabilecek bir sürü ”an” vardır hayatımızda. Kişinin o anlara erişmesi  farkındalık isteği ve hayata bakışı ile ilgili bence.

Neyse efenim uzun zamandır Karatay Beslenme sistemini benimsemeye karar verdiğim halde başlayamıyordum ya, 17 Ağustos itibarı ile çok rahat bir geçiş yaptım çünkü benim  ” Karatay zamanım” gelmişti artık :)

İlk gün evde zeytin yok,  olsun ceviz var, beyaz peynir var, domates salatalık, maydanoz, günkurusu kayısı, kuru üzüm, çay yaptım bir güzel, bir de tereyağında 2 yumurta!

Çayı şekersiz ya da tatalandırıcısız içmek benim için hayatta en zor şeydir! Dün bunu da becerdimya artık gam yemem, çok şükür çok da zor olmadı! Kahvaltıda birkaç kuru kayısı ve üzüm imdadıma yetişti!!


Karatay avuç içi kadar beyaz beynir diyor ya avucuma bi baktım bizim Konya ovası yanında hiç kalır! Bu kadar peynir bile doyurur insanı.. Peynirimin tamamını bitiremedim ve kalan kısmı gün içinde ara öğün gibi yedim.

Ceviz ise gerçekten ekmek yerine hızır gibi yetişiyor bizzat test ettim; gerçekten de ekmek yerine konulabilir ve çok doyurucu, ağızda bıraktığı tat hele de peynirle birleşince müthiş! Ççok da tok tutuyor.
Yine hergün kilomu ölçmeye ve kayıt etmeye başladım.
Bakalım yarın ne çıkacak??

11 Nisan 2012 Çarşamba

142. GÜN


Bilmiyorum neden ama bu başlığı seçmek istedim bu günkü yazıma; belkide ne kadar uzun süredir Dukan Programı yaptığımın bir ifadesi olsun diye... 
Niye mi??
Ben hiç hayatımda bu kadar uzun ve dirayetle kaldığım bir diyet yapmamıştım da ondan..
Aslında tüm bu 142 gün boyunca her bir gün kurallara %100 uyduğumu sanıyorsanız çok büyük yanılgı içindesiniz :) 
O kadar çok ihlal yaptım ki anlatamam... Ama aynı zamanda diyete devam ettim. ''Amaaaan sen de boşver zaten bozdum'' demedim hiç...Çünkü artık karar vermiştim normal kiloma dönmeye.

Bir gün bir diyetisyen arkadaşım şöyle demişti;
-Trafikte hiç kırmızı ışıkta geçtin mi??
-Evet geçtim. 
-Peki bir kere kırmızı ışıkta geçtin diye sonra hep geçmeye devam  mı ettin??
-Hayır tabiki!! 

İşte böyle diyette de bir kere bozdum diye hep kırmızı ışıkta mı geçeceğim??!! Aman cısss, çok tehlikeli!! 
Ama kendimi eğlendirmek için yolu boş bulduğumda hem kırmızı ışıkta geçtim hem de acayip hız yaptım. Geçen haftasonu Alaçatı gezimizde olduğu gibi... O kadar çok abarttım ki , öyle bir öğün falan değil komple haftasonu kaçamağı oldu...Pazartesi günü sabah en son bıraktığım yerden 2,7 kg. fazla çıktım tartıda. 
İmdat!!! 
Bakmayın hemen imdat dediğime, bu şunu anlamamı sağladı: 
Şimdi ipin ucunu bırakırsam aylardır  erittiğim, incelmeye zorladığım, rahatını bozduğum tembel yağ hücrelerim her zamankinden daha büyük bir heves ve iştahla gelecek yağlı, kalorili mamalarını bekliyorlar. Hala yeni şekillerine alışmak için zamana ihtiyaçları var.

Panik falan olmadım hemen; 
Pazartesi günü saf protein yaptım -Güçlendirmeye geçmeye karar verdiğim halde- ve akşam 5'den sonra hiç bir şey yemedim;ayran, su ve bitki çayı dışında. Ve erken yattım.
Salı sabah sonuç 1 kilo gitmişti bile :)
Salı günü normal diyete devam ettim güçlendirmede olduğumu idrak edebileyim diye ilk tostumu yaptım, tam tahıllı 2 dilim çavdar ekmeğine 1 dilim nefis İzmir tulumu ile. Harika bir tat, ne zamadır özlemişim! Bir avuç goji berry ile meyve ihtiyacımı giderdim. 

Akşam yine erken yemek yedim ve gece su, kendi yaptığım yoğurt ve çay dışında birşey yemedim. Ama akşam yemeğinde zeytinyağlı salatamı ve balığımı afiyetle yedim.Çarşamba sabah tarıda 700gr. daha gittiğini gördüm :) 

Bu arada  itiraf etmem gereken bir konu var. Her ne kadar diyet süt, yoğrut vs. kullansam da çoğunluk normal olanlardan yedim. Diyet peynirimden de yedim ama hep bir kaşar loru, bir İzmir tulumu, bir Ezine tam yağlı ya da kaşar peynirinden az ya da çok yedim. Dukan son açıklamalarında bu diyet peynirlerde çok fazla kimyasal olduğunu açıklamış ve peynir yemeye kısılama getirmişti zaten. 

Ben biraz Karatay'cıyım aynı zamanada, o yüzden diyet boyunca yumurtamı hiç kısmadım. Günde 2-3 yumurta yemişliğim vardır. Daha önce yumurtayı nasıl pişirdiğimi şu yazımda açıklamıştım. Üstelik böyle yaparak bir ayda kötü kolestrolümden kurtulmuş iyi kollestrolümü tavan yapmayı başardım. Yoğurt genelde kendim yapmaya çalışıyorum, kullandığım süt tam yağlı mandıra sütü. Kendim yapamamışsam diyet ya da naturel yoğurt yiyorum.

Dukan krebi dahil yemeklerde her zaman 1 tatlı kaşığı kadar sızma zeytinyağı kullanıyorum. Bu yağ genelde 2 ile 4 porsiyonluk yemekler için olan miktar. Sabah tavada yumurta yapacak isem haftasonu gibi canım güzel bir şeyler çektiğinde 1 tatlı kaşığı köy tereyağıda pişirdiğim de oluyor. 

Genellikle çemensiz pastırma ve füme et tercih ediyorum. Bu jambonlar, salamlar vs. oldum olası sevememişimdir zaten. Hele diyet olanlarında o kadar çok kimyasal katkı maddesi var ki, yemiyorum, yiyenlere de tavsiye etmiyorum açıkça. Üstelik de pahallılar!!

Facebook Dukan grubunda pek çok kek, tatlı vs. tarifi paylaşılıyor. İlk başlarda bazılarından pişirdim yedim; güzel oluyor ama son zamanlarda bunlardan pişirmiyorum.  Onlardan yapmaya üşendim ve de meyve ya da gerçek tatlı yedim itiraf edeyim...

Benim bırakamadığım en kötü alışkanlığım çayımı içerken kullandığım tatlandırıcı. Şekerle pek aram yoktur ama illa biraz tat olacak çayımda... İnşallah onu da Karatay'a geçince bırakacağım!

Dukan Seyir Evresini  2/7 şeklinde yaptım. Yani haftanın 2 günü (Pazartesi, Perşembe)  saf protein, kalan günler sebze+protein  şeklinde idi. Bu yöntemi tercih etmemin birçok nedeni vardı:
*Çok ağır protein tüketip böbreklerimi yormak istemedim
*Protein dediğin pahallı bir şey her gün full protein mi yenir??
*Diyete olan toleransım ve motivasyonum yüksek kalabilsin diye
*Kilosunun çoğunluğu bacaklarda olan kadınlar için Dukan özellikle 2/0 öneriyordu (haftada 2 gün protein, kalan günler normal beslenme) 2/0'a en yakın yöntem  2/7 idi. Bu sayede 11kg. fazlalığımdan 3 ayda kurtuldum.

Şimdi Güçlendirmeye geçtim çok şükür :)) 
Aslında hedef kilomda değilim hala (2 kilo fazla) ama yeterince uzun Seyir yaptım. İnsan sıkılıyor bir yerde. Ben de kasmıyorum şimdi o kadar...

Kafamda bu işi nasıl halledebilirim diye düşünürken artık yavaş yavaş kendi Güçlendirme Planım oluşmaya başladı:
*Benim güçlendirmem biraz 2/0 yöntemi gibi olacak. Yani Pazartesi ve Perşembe saf protein günlerine devam edeceğim mümkün olduğunca.
*Meyve çok canım istemedikçe yememeye karar verdim (Karatay'dan)
*2 dilim ekmek serbest ama nişasta öğünüm olan gün ekmek yemeyeyim diyorum
*Hafta sonu serbest Pazar kahvaltımı çok özledim belki her zaman değil ama kafaya koydum
*Ödül öğünü sonrası gerekirse(!) protein günü yapılacak.
*Tabiki en az 1,5 lt su içmeye ve 25dk. yürüyüşe devam.


Burada yazdıklarım  bana ait ve kendi metabolizmama istisna olan bir durum olduğunu hatırlatmak isterim. Herkesin kendi vücut yapısı ve metabolizma hızı farklıdır ve ayrıca herkesin vücudu aynı programa farklı tepkiler verebilir unutmayın lütfen!

1 Nisan 2012 Pazar

AMAN GEÇ KALMA ERKEN GEELLLLLLL GÜÇLENDİRMEYE

Nihayet toparladım kendimi ve bir ''YUMRUK hareketine'' giriştim. Buna geçici bir Atak Evresi girişimi de denilebilir...
*3 gün sadece protein, 
*Bol su, suyun dışında maden suyu, çay, bitki çayı, kefir, süt, kahve ne bulduysam... 
*Bol yürüyüş!
Süt ve ürünlerini çok abartmamak gerekiyor.
Bugün 2. gün. İlk günün sonunda inanılmaz bir fark oldu. Çok mutluyum!

Yumruk Hareketine başlamadan önce karar verdim: 
3 gün böyle devam edip ve önümüzdeki hafta hiç bozmadan (inşallah)  bitirip kilom kaç olursa olsun birsonraki Pazartesi  ''GÜÇLENDİRMEYE'' geçeceğim. Halihazırda Seyir Evresini epey bi uzatmış durumdayım 1 ay kadar... Aslında bu bir ay biraz Güçlendirme gibi geçti ama abuk sabuk bir güçlendirme; sık sık yapılan kaçamaklar, sonra baştan alıp toparlanmalar falan... 
Önemli olan şu ki 1 ay boyunca aslında vücudum (ideali olmasa da) bu kiloya alışmış oldu :) Epey bir süre ortalamam 66kg. idi.
Dukan amca bana hedef  olarak 62,5 kg'ı uygun görmüştü. Hatta 63'ü bile kabul ediyor. Şu anda 65,5 kg. geliyorum.
Bakalım bakalım ne olcek haftaya Pazartesi??

Sonra da ver elini ''Güçlendirme Evresi''. 
Veeeee:
*Gelsin hergün 1 porsiyon meyve; en çok elma ve portakal yemeyi özledim!
*Gelsin hergün 2 dilim tam tahıllı ekmek; zaten en sevdiklerim Bostanlı Pazar'ından aldığım o tam tahıllı ekmekler ya da evde yaptıklarımmmmmmııımmm :)


*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) ''Ödül Yemeği''; Pazar kahvaltısı mı olur, güzel bir akşam yemeği mi olur, yemek kitaplarımdan birinden yapacağım bir öğün mü olur... Ogghhhhh pek bi güzel olur!!!

*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) nişastalı ''yami''ler; makarnanın her türlüsü mü dersin, pide mi, lahmacun mu, kısır mı, mercimek mi... Oh be... 

* Yürüyüşe devam elbet; seviyorum da yürümeyi, çok iyi geliyor :)

Tabi bu kadar güzel şeyi sıraladıktan sonra söylemem gereken çok önemli bir konu var ki o da bu Güçlendirme Evresinin en tehlikeli evre olduğudur. Serbest olan yiyecekleri sınırında tüketmek çok çok önemli. Yani abarmamak gerekiyor! 
Vücudun yeni kilosuna alışması ve herşeyin süt liman olabilmesi için epey bir süre gerekiyor. İşte bu süre Güçlendirme Evresi süresi; verilen her 1 kilo için 10 gün üzerinden hesaplanılıyor. Mesela 10 kilo için 100 gün kadar gibi!

Evet sevgili Blog'um şimdilik bu kadar.. 
İnşallah iyi haberlerimi paylaşacağım kısa zaman sonra. 
Bu sürede sen de kendine iyi bak :)

22 Şubat 2012 Çarşamba

BİR ÖYLE BİR BÖYLE

Günler geçiyor ama ben yavaşladım iyice!!!
Neyse olsun ne yapayım... Yine devam ediyorum, pes etmiyorum...
66 kg civarında dolanıp duruyorum yaklaşık bir aydır. Yok öyle bir ''duraklama'' sendromu değil, tamamen ''yeme'' sendromu :)
Sanırım ben şimdiden güçlendirmeye geçtim..
Benim gibi yemek yaparak, yemek yiyerek, yedirerek mutlu olan biri için bu 90 küsür gün bile bir mucize.. Yaklaşık 10 kilo verdim. Tabii bu sebepten ötürü şımardım da!
Geçen bir arkadaşım;
''Hasta mısın?? Çok zayıflamışsın!! dedi. 
Ben de ''Yok diyetteyim hala'' dedim. 
O inanmadı;
''Hasta değilsin değil mi? diye yineledi... Demek ki bayağı belli olmaya başladı :)

Bu arada değişik yemekler yapmaktan da geri kalmıyorum. Yine Refika'nın Mutfağından ''Pırasa Dolması'' yaptım, yaptım da parmaklarımızı yiyorduk az daha :)
Ya Rabbim ne güzel bir tatdır bu yahu!
Bu arada epey bir zaman harcanıyor hazırlamak için; heleki ilk defa yapıyorsanız ve fakat değiyor kardeşim bu tada!
Üstelik rahatlıkla DUKAN'a uyarlanabilir.

14 Şubat 2012 Salı

SEVGİYE DAİR BİR GÜN 14 ŞUBAT

14 Şubat Çiçekleri
En az yemek yemek kadar yemek yapmak da insanı mutlu eder mi?
Bu gün 14 Şubat Sevgililer günü!!
Ve dünya da ne kadar çok sevilecek şey var...
Aklımdan o kadar çok düşünce, o kadar çok olasılık geçiyor ki hepsini nasıl anlatacağımı, nasıl bir düzene koyacağımı bilemiyorum!!


Birkaç yıl önce seyrettiğim Julie & Julia filminde Meryl Streep'in muhteşem yorumuyla tanıdığım 1970'li yıllarda TV'de bilinen ilk yemek programını yapan, kendine has konuşma tarzı, üslubu ve doğallığı ile çok sevdiğim ünlü kadın şef Julia Child geliyor aklıma ilk!
36 yaşına kadar hiç yemek yapmamış bir kadın!

24 Ocak 2012 Salı

DUKAN DUKAN OLALI...

Memleketteyim!!


Her ne kadar kızkardeşimi gelmeden diyet yaptığım konusuna hazırlamış olsam da, arkadaş tutamamış kendini, dizi dizi yapmış fındıklı kurabiyeleri, poğaçaları...
Ben şimdi ne yapayım, nerelere gideyim :(
İlk gün dayandım, 2. gün dayandım, 3 gün bir arkadaşımıza ziyarete gittik, o da yapmış tazecik bir kek (çok güzeldi bu arada) 1 küçük dilim yedim, hem onu kırmamak, hem de kendimi tutamadığım için...

10 Ocak 2012 Salı

LDL İLE BURSA'LARIMA BENDEN SELAM SÖYLEYİN!

Cuma günkü kan tahlili sonuçlarımı aldım!
Çok mutlu olduğumu söyleyemeyeceğim. Total kollestrol ile LDL (kötü) kollestrol değerlerim normalin çok üstünde çıktı. En son  Kasım 2010 tarihinde yaptırmışım tahlillerimi ve o zaman da kolestrol değerlerim tam sınırda hatta biraz üzerinde çıkmış.
Pazartesi günü hastaneye gittiğiminde doktor henüz gelmemişti; beklemedim onu.  Biliyorum ne diyeceğini, bir güzel fırça çekip ilaç başlayacak. Bu yaşta kollestrol ilacı mı kullanılır?!

3 Ocak 2012 Salı

YILBAŞI AKŞAMI FENOMENİ VE SONRASI


Yılbaşı akşamı öyle güzel yedim, içtim ki ertesi gün bana maaliyeti tam +1 kilo olarak döndü! 
Ammaaaaan sen de. Çok derdimeydi sanki...
Ohhhhhh! Canıma deysin, deydi de zaten :)


Şimdi size ertesi gün +1 kilo gelebilmek için yemeniz gerekenleri sıralayayım ;-)

20 Aralık 2011 Salı

ZAYIFLATICI SEBZE ÇORBASI

Dukan diyeti kitabındaki bu sebze çorbası için araştırmacıların taneli çorbaların uzun vadedeki zayıflatıcı etkisi konulu en güncel çalışmalara dayanan yeni ve farklı bir çorba tarifidir diyor Dr. Dukan.

Sebze Çorbası: (Dukan Diyeti kitabından)

3 Aralık 2011 Cumartesi

DUKAN 16. Gün

Bugün 16. gün!!
Ve ben karbonhidrat özlemi ile yanıp tutuşuyorum...
Ne yersem yiyeyim birşey eksik gibi geliyor!
Birşeyin eksikliğini çekiyorum yediklerimde. Bunu da karbonhidrat -ama sebzelerden gelen değil hamur işlerinden olandan bahsediyorum-  eksikliği diye düşünürken, Dukan Tarifleri Facebook sayfasındaki okuduğum yorumlardan anladımki yanlış yaptığım şey TATLANDIRICI kullanmak!!

25 Kasım 2011 Cuma

PROTEİN PERŞEMBESİ


7.Gün:

Bu gün SEYİR EVRESİ'nin 4. günü! Bugün Protein Perşembesi!
Dukan programına başlayalı 7 gün oluyor. Fena gitmiyor. Kendimi kontrol edebiliyorum hernekadar canım sürekli bir şeyler yemek istese de aynı zamanda yiyemiyorum :) Yemeye izinli olduğum besinleri yemek zevk vermiyor. Karnım tok, istediğim kadar yiyorum aslında... Bu Dukan insanın yeme zevkini öldürüyor ama bir o kadar da baraşılı bir sonuş elde etmenizi sağlıyor!

Evet bu gün toplamda 7 gün doluyor. 1 hafta sonunda toplamda 3,6 kg hafiflemişim :D
Geriye 8,5 kg. kaldı. Peki neler yedim bugün:

22 Kasım 2011 Salı

DUKAN PROGRAMINA BAŞLAMAK


Bugün ilk günüm!!
Dukan Diyeti kitabını alalı nerdeyse 1 ay oluyor. Kitabı baştan aşağı okudum. Birçok yerini tekar tekrar okudum. Fazlalıklarımdan kurtulmak isteğindeyim ve bir şekilde bu işe başlamalıydım. Fakat bu diyete karar vermem uzun zaman aldı.
Bunun sebepleri;