diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2015 Perşembe

MART KAPIDAN BAKTIRIYOR

Evet,
19 Mart, İzmirde sabah sıcaklık 3derece, ben de diyorum ki bi ben mi üşüyorum?
Sabah erken kalkmak işte bu soğuklardan ötürü daha bi zor oluyor. Ama becerebildin mi tamam, iyiki de kalkmışım diyorum.
Perşembe günleri sabah yoga derslerine başladım. Bugün 2. dersi yaptım. Çooook ama çok iyi geliyor. Eh şuan biraz oram buram sızlıyor ama olsun, yılların birikimleri atılıyor eklemlerden, az şey mi bu?

Kaç yıldır doğru dürüst spor yapamadım, yapmadım. Diyete başladığım hafta kapıya koyduğum coss machin'i içeri alıp tekrar kullanayım dedim. Dizlerim zamanında ve ara ara yine ağrıdığı halde bu sefer başarabilirim diyordum. Rezistanını en düşük ayara alıp kullandım 15dk ilk gün ve 15 dk. ikinci gün. Vay başıma gelendir, o gün bu gündür dizlerim ağrıyordu, ta ki 2 gün önceye kadar. Ağrı için yaptıklarım:
1. Bir daha cross machine'i kullanmadım.
2.Yürüyüşleri aksattım.
3. Dizlere reiki uyguladım. Medikal ilaç falan almadım hiç...

Sonuç hiç fena değil, iyiyim, bugün 40 dk yogaya giderken, 40dk.'da yogadan dönerken yürüdüm veee dizlerim çok iyi :)

Ve fakat diyet konusunda anca şunu diyebilirim:

Duraklama evresindeyim. Ama bile isteye, yani canım şu aralar ne çekiyorsa onu yiyorum. Kilom da 1 kilo kadar arttı. Bu evrede böyle geçmesi gerekiyor demekki.
Reiki hocam  ''an''da kalarak ve yediklerinin farkında olarak fazla kilolardan kurtulunabileceğini söylüyor.

O zaman anda olmaya dikkat ediyoruz artık!


18 Şubat 2015 Çarşamba

BAZI ŞEYLER DEĞİŞMİŞ

Sabah tartıldım 78,5 kg.
Oh ne güzel birşey bu, tekrar gün be gün hafiflemek, güçlenmek...

Güzel bir Karatay kahvaltısından sonra evde birkaç işimi hallettim ve Bostanlı Pazarı'na gittim. Döndüğümde aşırı üşümüş olarak hemen bir çay yapıp yanında da 1 tane kurabiye yedim.
Evet bugün kaçamak yapıp en en en ama en sevdiğim kurabiye olan lor kurabiyesinden şekersiz çayımla beraber 1 tane yedim.
Amannnn ne tatlı bir şeymiş o, şekerden bayıldım, canım yemek istemedi. Şekere karşı hassaslaşmışım meğer şu 10 günde...Çayımda bile şeker ya da stevya yoktu üstelik.
Zorla yedim bitirdim.

Niye zorla, çünkü yemek istiyorum ama o eski tadı alamıyorum. Yine de çayın şekersiz tadına varmaya başlamak çok güzeldi :)

Bugün acayip soğuk, gündüz güneşli, sanırsın sıcak, ayaz adamı üfürüyor çünkü aşırı soğuk bir rüzgar var. Sabah sıcaklık 0 derece hissedilen -7 imiş , ben öğlen çıktığımda belki birkaç derece daha iyiyi disanırım.

Şubat sonunda yani 10 gün sonra 77'i görmek dileğiyle!

Bir akşam yemeği tabağım, havuç ve soğanla pişmiş kuşbaşı et, mevsim salata ve2 parça izmir tulumu.




10. GÜN

Her gün blog yazmak çaba istiyor oysa ben canım istediğinde yazmak istiyorum. Doğal olarak da bunun sonucu işte ancak bugün yazabildim.

Geçen haftadan sadece 5. ve 6. günler neler yediğimi bir kenera not etmışim.
Buyrun:

5. GÜN:

SABAH:
*1 büyük bardak su
*4 tane mini sosis
*Zeytin yeşil ve siyah karışık 10-12 adet
*1 küçük turp
*Çay

ARADA: 1 büyük bardak su

ÖĞLEN:
*1 kase zeytinyağlı pirinçli pırasa
*1 büyük bardak su

AKŞAM:
*4 tane köfte
*Bol mevsim salata
*2,5 bardak kola zero

ARADA:
*Çay ve bitki çayı
*1 dilim eti burçak bisküvi bardak su

Yürüyüş yapamadım.

6. GÜN: (PAZAR GÜNÜ)

SABAH:
*2 büyük bardak su
*Yulaf ezmesi, 3 yemek kaşığı yulaf ezmesini 1 bardak süt ile kaynattım, içine biraz stevya ve 1 avuç kadar çiğ fındık -robottan geçirilmiş- kattım.
*Çay
*1 lokma peynir

ARADA: 2 bardak su

ÖĞLEN:
*1 kase zeytinyağlı, pirinçli pırasa
*1 küçük Amasya elması

AKŞAM:
Ne yazıkki not almamışım ve hatırlamıyorum....

Neyse arkadaşım yani bu bloğu takip eden kimseler sizee diyeceğim odur ki şu anda diyetimi yaşam şekline getirmeye çabalıyorum. Yaşam boyu diyet yapamam, sürekli insanlara diyetteyim de demek istemiyorum açıkcası... O yüzden de çok katı kurallar koymadım kendime. Canım ekmek mi çekti 1 lokma atıyorum hemen. Ama her zaman değil tabi...Şimdi kilo verme sürecinde olduğum için özellikle hamur işinden gelecek karbonhidratları ve her türlü şekeri elimine etmem şart...

Şu anda Dukan'ın 2/0 metodunu Karatay ile birleştirerek gidiyorum. Yani Haftanın 2 günü (Pazartesi ve Perşembe) protein günü yapıyor ( ama yediklerimin hiç biri diyet ürün değil) kalan 5 gün Karatay usülü besleniyorum.
Zeytinyağını boca etmesemde esirgemiyorum salatalardan, sebze yemeklerinden..
Çok fazla kuruyemiş tükettiğimi söyleyemem. Geçen hafta sadece 1 avuç fındık yedim o da yulaf ezmesinin içindeydi. Bu arada yulaf ezmesi bu şekilde inanlmaz doyurucu oluyor.

Haftanın diğer 5 gününde de ekmek yerine dukan krebimi kemiriyorum, öyle pek ahım şahım bir tadı olmuyor ama ekmek yerine geçiyorya o birkaç lokma işte o benim kurtarıcım diyebilirim. Çünkü ekmeği banmak ya da yanına katık etmek diye birşey vardır bilirmisiniz o tadı? Ne güzel birşeydir o :)

Et yemeği çok seven biri olarak diyeti başladığımdan beri bir zevk alamama durumu söz konusu hafif bir mide bulantısı da oluyor sanki...Çünkü etle konbine ettiğim şeylerin yoksunluğu bunu yaratıyor sanırsam. Ya da karbonhidrat yoksunluğu belkide... Bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim; sigarayı bırakmak için sigara bıraktırma ilacı kullananlar bu dediğimi anlarlar en iyi, canınız sigara içmek isyiyordur hani benim yemek yemek istemem gibi ama o ilaç yüzünden sigara size kokar bi nefes çekersiniz iğrenç gelir artık sigara içmek size zevk vermiyordur içmek istediğiniz halde hem de...Sanırım en iyi betimleme bu oldu...

Misss gibi bir salata fotoğrafıyla sonlandıralım bu yazıyı :)




12 Şubat 2015 Perşembe

12 ŞUBAT- 4. GÜN

Bugünü de Dukanla başlayıp Karatayla bitirdim.
Öğünler dünküne çok benziyordu.
Sadece bugün 2 öğün yedik, çünkü çok geç kalktım.
Ayağım biraz nazlı, bugün yürümedim dolayısıyla...

Fakat akşam yemeğinde bir güzellik yaptım :)
Ayıptır söylemesi 2 ay önce çok uygun fiyata bulup buzluğa attığım jumbo karidesleri pırasa yatağında sundum ki pek güzel oldular yani :)

23 Ağustos 2012 Perşembe

KARATAY İLE DUKAN


Bugün Karatay  usulü beslenmeye başlayalı 7. gün!
Ve ben yaklaşık 3 kilo hafifledim!
Ama bu hep böyle gitmeyecek biliyorum, zaten gitmemesi iyi olur yoksa bunda bir anormallik arayacağım!!
İnsanlar genellikle ''ahh ne yapsam veremiyorum'' konumunda düşünüyorlar ''Niye?'' diye aslında benim gibi bu kadar kısa sürede hızlı kayıp olduğunda da düşünülmeli keza ben düşündüm!

Doktor ya da diyetisyen değilim ama vücudumu tanımaya başladım ve az çok bildiklerimden bunun en başlı bir kaç sebebini şöyle sıralayabilirim;

1) Bu miktarın büyük kısmı ödemdi, yüzümün gözümün şişinin inmesinden anlıyorum.
2) Metabolizmam acayip şaşırmış durumda; ilk defa böyle bir sistemle tanışıyor ve deli gibi yakıyor!
3) Kısa süre önce ve kısa süre içinde alınan kilolar aynı hızla geri verilebiliyor. Oysa uzun süre kadrolu memur gibi bedende yer etmiş kilolar yerlerini hemen bırakmak istemediklerinden yine uzun bir süreçte gidiyor. (Benim bu 3 kilo son 3 haftada aldığım kilolardı)
4) Akşam yemeğini en geç 20:00'de bitirmiş olmak ve bundan sonra hiç bir şey yememek, gece en geç yarım gibi uyuyarak ''leptin hormonunun''  işini düzgün yapmasını sağlamak çok önemli ki biz uyurken depo yağlar yakılsın :)

Sadece dün akşam bir sürü  hikayeden ötürü akşam yemeği 21:30'lara kadar kaydı. Çok açıkmıştım. Nerdeyse yarım kilo ''barbunyayı' yedim.
Akşam yürüyüşümü yaptım ama 20dk. falan..
Bide gece saat 03:00'de  uyandım (tamda leptin hormonum çalışırken uff)...
Sonuç bu sabah düne göre 300gr. fazla idi...

Bu son 7 günlük gözlemlerim ise şöyle:

* Bu yaşıma geldim çayı şekersiz olarak içmeyi ilk defa bu kadar uzun süre başarabildim! Sabah yediğim kuru kayısı sağolsun!
*Şeker bayramını şekersiz geçiren bi benmişim gibi geliyor, gurur yaptım kendime :)
* Geçen yıl taa nerelerden getirttiğim taş değirmende soğuk sıkılmış halis zeytinyağımı artık hiç korkmadan yiyebiliyorum. Yok asında korktum ama sonuçlar korkmamam gerktiğini gösteriyor. Salataya, salata sosuna doydum (Dukanda azıcık fazla zeytinyağ koysan, biraz salata fazla yesem pişmanlık duyuyordum) Pişmanlık yok mutluluk var!
* Dukan Diyetinde zeytin, ceviz, badem gibi pek faydalı ve memlekette bol bulunan besinleri tüketemiyordum çok da severim ayrıca...Karatay'la suçluluık hissetmeden bu vitamin, mineral ve sağlıklı yağlar içeren ürünleri yemek çok hoşuma gitti.
Kendimi daha özgür hissediyorum!
* Canan hocanın limonlu su önerisini  için hep diyordum ki ''Amannnnn  nerden bulucamda, limonu koyucam da suyun içine, hem ekşi mi olur ne olur diye kaaleye almazken hadi deneyeyim dedim. 2. günden beri limonsuz su içmez oldum :)
Suya çok güzel bir aroma veriyor. İçine sıkmıyor sadece dilimleyip atıyorum, eskisinden daha zevkle su içtiğimi farkettim hiç  zorlanmadan...
* Yok ''Protein Perşembesi''  yok ''yulaf kepeği krebi'' yok onun dıdısı var, yok bunun bıbısı var diye Dukan kadar çok listeler onu ye, bunu yemeler yok bu beslenmede... Hiç bir şey bilmese de insan Karatay'la ilgili şunu bilmesi yeterli;
İŞLENMİŞ GIDA yerine DOĞAL GIDA yenecek.
Bu kadar!
*Oldum olası ''diyet, light vb. yazan ürünleri sevmemişimdir. Hep aklıma ''Yaw bunu nasıl diyete çevirdin kardeşim'' diye sorasım gelir. Bu şeyi diyet yaparken bütün o içinden alınan yağı, tatı, tuzu, vitamin, her ne ise onun yerine aynı tatı versin diye içini kim bilir kaç çeşit kimyasal ile donattın!!
Katarayda light ürün yok! Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilirler benim ne kadar doğala düşkün olduğumu...
* Tokum ben gerçekten de açıkmıyorum zırt pırt!
Buna rağmen yersem bu benim ya yeme sevdamdan ya da obur olmamadan ileri geliyor kesin :)
* Ha bi de son olarak artık kendimi bir maratonda gibi hissetmiyorum. Dukan'da limitler, sınırlılar, sayılı günler, vaad edilenler, hedef sayısı, şu kadar zaman acı çekersen sana verilecek ödüller falan vardı. Ama şunu da söyleyeyim; bunları yaptığımda çok güzel sonuç aldım kilo verdim. Mutlu oldum ama yediklerimden çok mutlu olamıyordum ne yazık ki... Tatlandırıcılı tatlı yemek istemiyodum mesela... Yağ oranı bilmem nerdeyse sıfır olan peynir vs. yemek beni mutlu etmiyordu...
Hep zararlı kimyasal yediğimi düşünüp huzursuz oluyordum..
Zaten önceki yazılarımı okuyanlar Dukan'ı nasıl eğip büyüp kendi istediğim gibi yaptığımı görmüşlerdir. İşte bunların hepsi beni strese sokuyormuş meğer...Şimdi kendimi rahatlamış hissediyorum...
*Ekmeksiz yapamayan biriyim-dim. Hamur işlerini de pek severim ama Dukan'la bu hissiyatımı epey bi törpülemiş terbiye etmiştim, sağolsun Dukan! Yulaf Kepeği Krebini kendime ekmek niyetine yapıp her öğün yemeğin yanında tüketiyordum. Fakat onu pişirmesi bile zor geliyordu son zamanlarda. Şimdiki en büyük yardımcım kuruyemişler! Özellikle ceviz!
Yeri mi değil mi bilemem ama aklıma gelmişken; cevizi severim, peyniri de severim, cevizli peynirli taze fesleğeni daha da severim demek  geldi içimden bu da bana Orhan Veli'yi ve ona hayat veren  ses merhum Müşfik Kenteri hatırlattı :(  Ölümüne bu kadar üzüldüğüm çok az sanatçı olmuştur...

Bu arada Karatay'ın yemek kitabındaki tariften ilk ''ekşimiğimi'' yaptım.
Çok da güzel oldu!
Aşağıda eşkimikli salata...



30 Mayıs 2012 Çarşamba

GÜÇLENDİRME Mİ DEDİ BİRİ

Heeyyyy,
Nerdeyse bir ay olmuş yazmamışım, peki 1 gün sonra tam bir ay olacak ;-)
Neler oldu neler bitti kısaca özet geçeyim... 
Diyetin 192., güçlendirmenin 53. günündeyim. Bunu da mutfataki duvar takvimine her gün yazdığım kilom ve günden biliyorum. Aslında bu vakitten sonra yapacağım tek şey kilomu korumak çünkü ben Güçlendirmeyi  bazen Koruma gibi bazen de 2/0 seyir gibi yapıyorum. İnsanın her zamanını %100 aynı programa göre ayarlaması zor çünkü...
Hala aynı kilodayım bu iyi :)
Bazen deli gibi yediğim zamanlar oldu.
Bazen diyeti çok iyi götürdüğüm zamalar oldu.
Eh böylelikle ''zamanlar'' birbirlerini nötürledi...
Ama artık ''diyet'' ya da ''light'' diye tabir edilen hiç bir gıda tüketmiyorum.  


Dukan amca kusura bakmasın ama ''işlenmiş gıdalara'' alerjim var. Diz ve dirseklerimde ağırlıklı olmak üzere eklemlerimdeki ağrılar belki de buna bağlı olarak giderek azaldı. Neredeyse yok denecek düzeye geldiler :)  
Hatırlayanlar bilirler şu yazımdan bursit hikayemi...

Ama elbette protein ağırlıklı beslenmeye dikkat ediyorum, oburluk yapacaksam onlardan yapayım diyorum. Yağlı, hamurişi, şeker vs. içeren diğer işlenmiş gıdaları da az tüketiyorum. pre menstürel dönemde içimde bir yeme canavarı çıksada kilomu kontrol edebiliyorum çok şükür....

Bir önceki yazımda üst limtimi 65kg. olarak belirlediğimi söylemiştim. Bunun üzerine çıkınca hemen bir toparlanma başlıyor bende... Zaten, her ama her gün sabah  tartılıyorum. Bunun bana tek zararı elektronik tatrımın pilinin çabuk bitmesi olabilir ;-) 
Onun dışında bana müthiş bir kontrol mekanizması sağlıyor. Konrtolü elden bırakmamak, aman nasıl olsa battı balık yan gider pisikolojine girmemek çok önemli benim için. Zaten biraz artışa geçtim mi acayip gergin ve sinirli oluveriyorum. Mutsuzlaşıyorum. 
Sanırım bu iyi bir şey :))

Yürüyüşlere devam. Her gün aynı perfermans olmuyor ama bir şekilde her gün hareket etmeye çalışıyorum. Anladımki erken kalkmak ve erken yatmak önemli ; Karatay'ın ''leptin hormonu'' açıklamasını hatırlayın!! Hatırlamayan ya da bilmeyenlere ''Karatay Diyeti'' kitabını alıp okumaların şiddetle tavsiye ederim!!
Ha bir de saat 20:00'den sonra yemek yememek... Ama ayran ya da kefir içilebilir. Özellikle yatmadan önce karnınız kazınıyorsa bunların dışında bir de süt de içebilirsiniz...


Yaklaşık 2 ay önce İpek Hanım Çifliği'nden aldığım fide ve tohumlar büyüdüler!! Artık kendi balkon bahçemden tamamen doğal marul, dereotu, maydanoz, fesleğen, roka ve tere ile kendi salatamı yapıp yiyorum. Kabak, biber ve domateslerim de tomurcuklarından bebeklerini verdiler :)) 
İnsanın kendi ektiği şeyleri büyütüp de tatması ayrı bir zevk, onlar büyürken okşayıp seviyorum, yediğimde de teşekkür ediyorum :) 
Onların da bir ''can'' olduğunu unutmuyorum ve soframa geldikleri için teşekkür ediyorum...







Ben hiç meyveci biri olmadım ama nadiren meyve yiyorum. Tabi tatlı ihtiyacı oluyor haliyle. Bir tek çayıma attığım tatlandırıcıyı kaldıramadım bir türlü! En çok kullandığım kimyasal bu sanırım :( 
Onu da bir gün kesicem ama şimdi değil galiba!!

Güçlendirme evresi benim için kilomu koruma evresi fakat kendi sitilimde oldu yine... Yine de sayın Dukan'a teşekkürlerimi bir borç bilirim. Ana hatları ile onun bu diyeti sayesinde hayatımda ilk defa kilo kontrolünde bu kadar başarılı oldum  :)) Ve bu insanı çok mutlu eden birşey!
Teşekkürler DUKAN!!!



25 Nisan 2012 Çarşamba

BUGÜN 25 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN!

Uzun zamandır yazmadığımın farkındayım, eh ne de olsa ''Güçlendirme''nin sarhoşluğu içine giriyor insan ve toparlanması zaman alıyor biraz ya da aslında yeni sistemin etkilerini görüp deneyimlemek için biraz zaman gerekiyor...
Hehehe nasıl da buldum güzel bir mazeret!!

Şu anda 64,5-65,5kg. arasında gidip geliyorum, hatta abartırsam 66'lara kadar çıktığını da gördüm.
Hemen hemen her gün tartılıyorum.
Tartılmak iyi oluyor kilo kontrolünde, bence önemli. 
Herkesin dijital bir tatıya sahip olmasını tavsite ederim. Tartılmak şu açıdan önemli; fazla kaçırdığında anında önlem almak için bir uyarı sistemi oluyor. 

Benim limitim 65 kg.burayı geçtiğimde hemen bi toparlanma yapıyorum. 
Fakat sık sık tartılmanın şöyle bi de dejavantajı var. Diyelim gayet güzel dikkat ettim, hatta fazlasıyla dikkat ettim ve ibre fazladan eksi değer gösteriyor, hemen bi rahatlama bi efendime söyliyeyim kaçamak yapmalar başlıyor bende... 

Güçlendirmenin sarhoşluğu da böyle bir şey oluyor işte sanırım...Ama çok güzel gerçekten de tekrar ekmek yiyebilmek, ödül ve nişasta öğünü serbestliği :)) Düzenli bir ödül öğünü ve nişasta öğünü geliştiremedim henüz. Arada kaçamaklarım olduğundan onların yerine sayıyorum artık...

Hafta içi güzel geçiyor ama hafta sonu fazla kaçırıyorum genelde. Onun için de Pazartesileri de Protein günü yapmaya çalışıyorum. Her gün yürüyorum arada yürümediğimzamanlar da oluyor elbet ama fırsatını bulursam kaptırıyorum kendimi 3,5, 8,10 km. yürüyorum. 

Yürümek GERÇEKTEN çok etkili!!
Ne zaman yürüsem fazladan yediğim şeyler sorun olmuyor ya da tartıda eksi çıkıyorum :)

Bu gün nerdeyse 1 aydır görüşmediğim diyetisyen bir arkadaşımla görüştük! Hafızasına hayranım; bana şu anda kaç kilo olduğumu en son görüştüğümüzde 64,2 kg geldiğimi hatırlattı. 64,8 kg. dedim. Ben azar bekliyorken o ''Bravo'' demesin mi :)

Çok iyi yani, ben aslında epey bir süredir Güçlendirme yapıyorum sanırım :))

''Güçlendirmeye'' geçişim resmi olarak 9 Nisan ama hemen hemen aynı kilolarda oluşum yaklaşık 1,5 aydır falan. Her gün kayıt tuttuğum bir duvar takvimim var mutfakta, her sabah tartılıyorum ve o güne diyetin kaçıncı gününde olduğumu ve kilomu not ediyorum. Böylelikle güzel bir istatistik de çıktı ortaya. Genel olarak  baktığımda son bir kaç aydır çok yavaş ama güzel bir iniş var ideal kiloya :) Bununun kesinlikle çok çok daha sağlıklı olduğuna inanıyorum ve umarım çok daha da kalıcı olur!

Bu arada evde kendi ekmeğimi, yoğurdumu yapıyorum. İpek Hanım Çiftiğinden aldığım ''Kefir mayası'' ile kefirimi yapıyorum. Hatta işi büyüttüm çiftlikten aldığım sebze ve taze baharat tohum ve fideleri ile güzel bir balkon bahçesi oluşturdum. Eh yıllardır hayalini kurduğum bir şeydi. GDO'suz, bozulmamış, kimyasal yememiş, en doğalından tohum ve fideler şimdi büyüyorlar saksılarda :)) 
Çiftlikten birşeyler almak isteyenler web sayfasındaki iletişim adresine mail atabilirler.





Dukan amca sağolsun elbet sayesinde fazla kilolorımdan kurtuldum ama tabi bu en çok benim sayemde oldu :) 
Başlangıç dönemi hariç %100 yapamadım ve de yapmadım Dukan'ı. Sebebi ise;birirncisi diyet ürünlere alerjim(!) var,  yediklerimiz çok önemli, sınırsızca diyet ürün tüketmektense adam gibi doğal olan, içinde kimyasalı olmayan yiyecekleri kararında tüketmek daha doğru geliyor bana. 
İkincisi proteini çok abartıp vücudu yormaktan hep çekindim aslında... Her ne kadar etkili olsa da herşeyi kararında yapmak en  doğrusu gibi geliyor...

Neyse işte bu benim kendime uyarladığım programım. 

Tam  12 yıl bir ilaç firmasında çalıştım. Ayrılalı nerdeyse 5 yıl olacak. 2 aylık eğitim dönemini birincilikle bitirip başlamıştım işe. Sonraki yıllarda sık sık tekrar eden eğitimler ve sınavlar ile medikal konularda, ilaçlar ve insan vücudu hakkında epey bir bilgi birikimim oldu. Hatta bazı doktorlar sohbet sırasında asıl mesleğimin doktorluk olup olmadığını sorarlardı. Ben doktor değilim ama insan sağlığı, hastalıklar, ilaçlar (ki hiç hoşlaşmam) , yeme& içme (çok severim), pisikoloji, doğal yaşam vs.hakkında okurum, araştırırım.

Sağlıklı yaşamla ilgili sanırım ilk satın aldığım kitap Dr. Osman Müftüoğlu'nun ''Yaşasın Hayat'' adlı kitabı idi. Dr.Mehmet Öz'ün , Dr.Ahmet Aydın'ın Taş Devri Diyeti, Dr. Canan Karatay'ın Karatay Diyeti kitapları dışında yok bilimum şifalı bitkiler, yok enerji kullanımlar vs. konularında da okudum, araştırdım. 

İlk defa adam gibi diyet yapmak için diyetistene gittiğimde kalorileri öğrenmeye başladım. Aradan epey zaman geçtikten sonra, önce arkadaş olup sonradan diyetisyen olması nedeniyle sık sık yeme içme konularını tartışabildiğim bir arkadaşım sayesinde de daha fazla şey öğrendim. Kalori ihtiyacı hesaplamaları, yiyeceklerin vücutta işleyişleri vs. Bu arada Dukan diyeti yaparken o bana hiç karışmadı, arada yokluyordu sadece nasıl gidiyorum diye :)

Velasılı kelam ben kendime göre ama elbette bazı temel kurallara sadık kalarak yapıyorum Dukan diyetini. Benim gibi yemeği seven, yemekten inanılmaz zevk alan biri için katı diyetler yapmak gerçekten zor ama imkansız değil! 
Hayatta hep bir seçim yapıyoruz. 
Güzel yemeklerden ya da hep istediğimizi yemekten vazgeçiyorsak, güzel bir kiloya sahip olmayı, giydiğimiz yakışmasını, duruşumuzun beğenilmesini seçiyoruz demektir. 


Hafif yiyorsak, spor yapıyorsak sağlıklı olmayı seçiyoruz demektir.  
Moralimiz bozuk olduğunda ağır şeyler yiyorsak, hiç hareket etmiyorsak ya kendimizi cezalandırıyoruz demektir.
Ya da bilinçli olarak en okkalısından, en gurme'sinden hakkını vererek güzel bir ziyafet çekiyorsak o yemeğin zevkine varmayı seçiyoruz demektir.

Hayat böyle bir şey işte... Hiç bir şey dört dötlük değil. Hep bir şeyi seçeriz.
Bu bizim seçimimiz; kimse kimsenin kafasına silah dayamıyor '' illa bunu yiyeceksin  ya da yemiyeceksin diye''..Ama kendimize dikkat etmeliyiz. Yediklerimize dikkat etmeliyiz. Okumak ama birkaç ayrı kaynaktan, araştırmak ve sormak lazım. 

Son zamanlarda Facebook'ta ''Fikir Sahibi Damaklar'' adlı bir kuruluşu takip ediyorum. Beslenme ve tarım politikaları hakkında gündemi çok iyi takip eden bu sayfayı sizin de takip etmenizi şidette öneririm. Yediğimiz içtiğimiz hakkında bilinçlenme açısından çok faydalı bir paylaşım.

Ayrıca Prof Dr. Ahmet Aydın'ın Beslenme Bülteni adlı resmi web sayfasında çok faydalı bilgiler var. Forum kısmında paylaşım yaptığınızda ya da iletişim adreslerine soru gönderdiğinizde kesinlikle cevap veriliyor hem de çok hızlı bir şekilde.

Bugün benim resmi doğumgünüm (kimlik cüzdanımda yazılı olan) bir de yarın var ''gerçek doğum günüm''. Olsun, bugün 25 Nisan neşe doluyor insan :) 

İki gün kutlama yapmak da güzel! Doğum gününe normal kiloda girmek daha da GÜZEL!!



5 Nisan 2012 Perşembe

GERİ SAYIM BAŞLASINNNNN!

Pazartesi sabahına 3 gün kaldı! 
Pazartesi ne mi olacak?.... 
Hahahahahaaaa.... 
Güçlendirme olacak  :)))
Bir önceki yazımda söylemiştim; artık kilom ne olursa olsun Pazartesi günü Dukan Güçlendirme Safhası'na geçiyorum diye.

Bu haftayı gerçekten iyi geçirdim. Şimdi önümde Cuma dahil önemli bir haftasonu var. Allah'ım sen bana ''güç'' verki alnımın akıyla ''güçlendirmeme'' geçebileyim...

Güçlendirmeyi kafamda tekrarlamaya, fikren alışmaya çalışıyorum ne zamandır. Abarıp abıtıp sapıtmayayım diye... Bazı şeyler serbest olunca ipin ucunu kaçırmamayım diye...

Mesela günde 2 dilim  tam tahıl ekmeğim varya hani, o ekmek 4-5 dilim olmamalı ya da ödül öğünleri üst üste yenmemeli, meyve günde 1 adet iken  yılbaşı gecesi çılgınlığında homini gırtlak şekline dönüşmemeli gibi....

Tabi bu arada güzüm sürekli ''Karatay Diyetine'' kayıyor. Aslında ben bu güçlendirmeyi Karatay'lı yapabilirim. Bunun üzerinde ne zamandır düşünüyorum da bir türlü uygulamaya geçmeye korkuyordum. 

Şimdi işler daha kolaylaşacak. Bir kere hedef kiloma  ya da en azından yakın bir kiloya inmiş olacağım. Böylelikle diyetimin rutininde daha fazla ''oyun oynama'' alanım olacak. Şimdi bana ''insan sağlığı oyun mu'' diye soranlar olursa eğer;
Ben biraz kendimi biliyorum da konuşuyorum. Herkes de kendini bilecek. Herkesin bünyesi, vücudu, sağlık durumu, kan değerleri, yaşam biçimi vs. farklı. Ben kendimi olabildiğince takip ediyorum ve kendime göre bir yol çiziyorum bilginize.

Uygulamaya geçince buradan yazacağım sonuçları... Aklımda çok hain fikirler var :))
Bu arada İpek Hanım Çiftliğinden aldığım son paketimde ''buğdağ kepeği'' de vardı. Ekmek yaparken kullanacağım.

Çiftlikte yararlı/doğal ne arasanız var. Pınar hanım acayip kafası çalışan, çalışkan, samimi ve içten biri. Şu anda o kadar çok bileni var ki. Buna hem çok seviniyorum -birçok insan sağlıklı beslenme şansına sahip oluyor böylelikle- , hem de içten içten kıskanıyorum. Nedeni ise Pınar hanımla daha çok yazışmak ve görüşmek nasıl mümkün olur diye düşündüğümden. Üstelik sade vatandaş değil, sanatçılar, bürokratlar, ünlü kişiler, eşi dostu, akrabasından bana sıra gelirmi acep.... Ama en son bana mailinde artık ''hanım'' lafını kaldırıp ''Sedacım'' diye yazmıştı ki içim nasıl mutlulukla doldu anlatamam :)

Uzun zamandır çiftliğine ziyarete gitmeyi planlıyorum ama bir türlü beceremedim daha :(
Çok kısa bir süre içinde yapacağım artık....

Ayrıca blog'umda bir ''Pınar Hanım Köşesi'' açmak istiyorum. Kendisine bahsettiğimde çok memnun oldu. Onun haftalık yazılarını yayınlayacağım ki daha fazla insan bazı gerçekleri okuyup öğrensin, sağlıklı, kirlenmemiş, genetiği bozulmamış doğal şeyler yiyebilsin, onu daha iyi tanısın, girişimci olanlar da onun gibi tarım ve hayvancılık yapsın....

Aslında bu ayrı bir başlık konusu o yüzden şimdilik lafımı burada keseyim ve herkese iyi geceler diliyeyim...



1 Nisan 2012 Pazar

AMAN GEÇ KALMA ERKEN GEELLLLLLL GÜÇLENDİRMEYE

Nihayet toparladım kendimi ve bir ''YUMRUK hareketine'' giriştim. Buna geçici bir Atak Evresi girişimi de denilebilir...
*3 gün sadece protein, 
*Bol su, suyun dışında maden suyu, çay, bitki çayı, kefir, süt, kahve ne bulduysam... 
*Bol yürüyüş!
Süt ve ürünlerini çok abartmamak gerekiyor.
Bugün 2. gün. İlk günün sonunda inanılmaz bir fark oldu. Çok mutluyum!

Yumruk Hareketine başlamadan önce karar verdim: 
3 gün böyle devam edip ve önümüzdeki hafta hiç bozmadan (inşallah)  bitirip kilom kaç olursa olsun birsonraki Pazartesi  ''GÜÇLENDİRMEYE'' geçeceğim. Halihazırda Seyir Evresini epey bi uzatmış durumdayım 1 ay kadar... Aslında bu bir ay biraz Güçlendirme gibi geçti ama abuk sabuk bir güçlendirme; sık sık yapılan kaçamaklar, sonra baştan alıp toparlanmalar falan... 
Önemli olan şu ki 1 ay boyunca aslında vücudum (ideali olmasa da) bu kiloya alışmış oldu :) Epey bir süre ortalamam 66kg. idi.
Dukan amca bana hedef  olarak 62,5 kg'ı uygun görmüştü. Hatta 63'ü bile kabul ediyor. Şu anda 65,5 kg. geliyorum.
Bakalım bakalım ne olcek haftaya Pazartesi??

Sonra da ver elini ''Güçlendirme Evresi''. 
Veeeee:
*Gelsin hergün 1 porsiyon meyve; en çok elma ve portakal yemeyi özledim!
*Gelsin hergün 2 dilim tam tahıllı ekmek; zaten en sevdiklerim Bostanlı Pazar'ından aldığım o tam tahıllı ekmekler ya da evde yaptıklarımmmmmmııımmm :)


*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) ''Ödül Yemeği''; Pazar kahvaltısı mı olur, güzel bir akşam yemeği mi olur, yemek kitaplarımdan birinden yapacağım bir öğün mü olur... Ogghhhhh pek bi güzel olur!!!

*Gelsin haftada 1 öğün (sonra 2 öğün olacak) nişastalı ''yami''ler; makarnanın her türlüsü mü dersin, pide mi, lahmacun mu, kısır mı, mercimek mi... Oh be... 

* Yürüyüşe devam elbet; seviyorum da yürümeyi, çok iyi geliyor :)

Tabi bu kadar güzel şeyi sıraladıktan sonra söylemem gereken çok önemli bir konu var ki o da bu Güçlendirme Evresinin en tehlikeli evre olduğudur. Serbest olan yiyecekleri sınırında tüketmek çok çok önemli. Yani abarmamak gerekiyor! 
Vücudun yeni kilosuna alışması ve herşeyin süt liman olabilmesi için epey bir süre gerekiyor. İşte bu süre Güçlendirme Evresi süresi; verilen her 1 kilo için 10 gün üzerinden hesaplanılıyor. Mesela 10 kilo için 100 gün kadar gibi!

Evet sevgili Blog'um şimdilik bu kadar.. 
İnşallah iyi haberlerimi paylaşacağım kısa zaman sonra. 
Bu sürede sen de kendine iyi bak :)

4 Mart 2012 Pazar

D VİAMİNİ DE NE OLA Kİ


3 günlük Atak girişiminin 2. günü güme gitti!!
Çünkü bugün Pazar, çünkü Pazar'ları insanlar Pazar kahvaltısı yaparlar, kaçamak şeyler yerler, tamam mı???
Yarın zaten Protein Pazartesi'si...
Yarın!!
Bu sabah 1 kilo eksik çıktım bu arada :)
Yarını da güzel geçirirsem Salı günü belki tekrar 65,5 kg. ı yakalayabilirim...



Dirseklerim çok sızlıyor kaç gündür yine. Ne güzel azalmıştı D vitamini takviyesi yapınca...

22 Şubat 2012 Çarşamba

BİR ÖYLE BİR BÖYLE

Günler geçiyor ama ben yavaşladım iyice!!!
Neyse olsun ne yapayım... Yine devam ediyorum, pes etmiyorum...
66 kg civarında dolanıp duruyorum yaklaşık bir aydır. Yok öyle bir ''duraklama'' sendromu değil, tamamen ''yeme'' sendromu :)
Sanırım ben şimdiden güçlendirmeye geçtim..
Benim gibi yemek yaparak, yemek yiyerek, yedirerek mutlu olan biri için bu 90 küsür gün bile bir mucize.. Yaklaşık 10 kilo verdim. Tabii bu sebepten ötürü şımardım da!
Geçen bir arkadaşım;
''Hasta mısın?? Çok zayıflamışsın!! dedi. 
Ben de ''Yok diyetteyim hala'' dedim. 
O inanmadı;
''Hasta değilsin değil mi? diye yineledi... Demek ki bayağı belli olmaya başladı :)

Bu arada değişik yemekler yapmaktan da geri kalmıyorum. Yine Refika'nın Mutfağından ''Pırasa Dolması'' yaptım, yaptım da parmaklarımızı yiyorduk az daha :)
Ya Rabbim ne güzel bir tatdır bu yahu!
Bu arada epey bir zaman harcanıyor hazırlamak için; heleki ilk defa yapıyorsanız ve fakat değiyor kardeşim bu tada!
Üstelik rahatlıkla DUKAN'a uyarlanabilir.

14 Şubat 2012 Salı

SEVGİYE DAİR BİR GÜN 14 ŞUBAT

14 Şubat Çiçekleri
En az yemek yemek kadar yemek yapmak da insanı mutlu eder mi?
Bu gün 14 Şubat Sevgililer günü!!
Ve dünya da ne kadar çok sevilecek şey var...
Aklımdan o kadar çok düşünce, o kadar çok olasılık geçiyor ki hepsini nasıl anlatacağımı, nasıl bir düzene koyacağımı bilemiyorum!!


Birkaç yıl önce seyrettiğim Julie & Julia filminde Meryl Streep'in muhteşem yorumuyla tanıdığım 1970'li yıllarda TV'de bilinen ilk yemek programını yapan, kendine has konuşma tarzı, üslubu ve doğallığı ile çok sevdiğim ünlü kadın şef Julia Child geliyor aklıma ilk!
36 yaşına kadar hiç yemek yapmamış bir kadın!

7 Şubat 2012 Salı

KALDIĞIM YERDEN

Uzun zamandır yazamadım sevgili Blog'umu!
Neler oldu neler, maydanozlu köfteler...
Geçen zamanın kısa özeti:
Memlekette Dukan'ın bir güzel ruhuna fatiha'ları okudum!
''1 gün Dukan yaptım 3 gün bayıla bayıla yedim'' gibi bir istatistik çıktı diyebilirim.
Ammmaaa nasıl özlemişim hamur işlerini anlatamam :)
Vicdanım sızlasa da, kendimi kötü hissetsem de çok da kasmadım illa diyet yapacağım diye!

5 Ocak 2012 Perşembe

AH DİZLERİM VAH DİZLERİM

İki gündür spor yapmıyorum, yapamıyorum!!
Benim sporum, gündüzleri çıkabilirsem yürümek çıkamazsam akşamları evde cross yapmak-tı.
İlk defa 6-7 yıl önce dizlerimin iç ve ön kısmı ağrımaya başlamıştı. Buna tam bir ağrı diyemeyiz. Şöyle ki, hareketle artan bir sancı. İç kısımlarında sanki bir ipi aşağı yukarı geriyorlar, ön kısımda ise yere çömelirsem eğer ben burdayım diyen bir ağrı var. Cross yaparken, yürürken hatta otururp ayaklarımı uzakttığımda bile.

O zamandan kalma doktor raporunu buldum; yan bağ zedelenmesi.

3 Ocak 2012 Salı

YILBAŞI AKŞAMI FENOMENİ VE SONRASI


Yılbaşı akşamı öyle güzel yedim, içtim ki ertesi gün bana maaliyeti tam +1 kilo olarak döndü! 
Ammaaaaan sen de. Çok derdimeydi sanki...
Ohhhhhh! Canıma deysin, deydi de zaten :)


Şimdi size ertesi gün +1 kilo gelebilmek için yemeniz gerekenleri sıralayayım ;-)

20 Aralık 2011 Salı

BİR HAFTA NASIL GEÇTİ

Extrem Yelkenlisi Photo By Rico Besserdich
Bugün Salı,Dukan'a başlayalı 33.gün!
Geçen hafta premens döneminde olduğumdan haftayı biraz zor geçirdim.zaten geçen yazımın başlığı da ''Hiç Diyet Havamda Değilim'' idi.

16 Aralık 2011 Cuma

HİÇ DİYET HAVAMDA DEĞİLİM!

My little darling ''Dude''
Dukan'a başlayalı bugün tam 29. gün!
Son bir haftadır sürekli bir iştah durumu!!!
Hele bugün hava da berbat, gri, soğuk ve yağmurlu.. Pehh...

Yine de sabah erkenden kalkıp sahile fotoğraf çekmek için gitmeme engel olmadı :) Çünkü sabah az da olsa güneş vardı. Kameranın pili 20dk. sonra pes etse de en azından biraz pratik yaptım, sabah sabah hava almış oldum, yürümek de iyi geldi :)

11 Aralık 2011 Pazar

HEDEFİN YARISI

Bugün çok mutluyum!
Neredeyse hedef  kilom için yolu yarıladım sayılır :)
Hedefime 7kg kaldı. 24 günde arkada bıraktığım kilo 6kg. 

Bir diyetisyen arkadaşım bana öyle demişti: 
''Verdiğin her kiloyu 4 paket margarin olarak düşün.''

Vay be 24 paket zararlı margarinden kurtardım vücudumu desene!!! Gözümün önüne getirince 24 paket margarini, şöyle koca bir yığın oluyor... 

8 Aralık 2011 Perşembe

KARİDES VE SARDALYE GÜZELLEMESİ

Ne zaman stresli olsam, canım birşeye sıkılsa daha fazla yemek istiyorum. Hem de en zaralılarında... Dün mesala öyle bir gündü.
İtiraf zamanı; akşam yemeğinden sonra kalan 2 adet etli lahana sarması, 1/4 dilim ananas, 1 cup light süte 1 kaşık süt tozu, 1 kaşık kakao, 1/2 çay kaşığı tereyağ, tatlandırıcı ve agave şurup ekleyerek pişirdiğim enfes içecek!! 4 adet kavrulmuş fındık.
Valla hiç fena olmadı.. Sapıtıp deli gibi yemekten iyidir!! Ama sabah tartılmadım moralim bozulmasın diye. Bugün protein günüm. Telafi ederim diye düşünüyorum.

Sabah kalvaltıdan sonra çıktım dışarı sahilde yürüdüm, çok iyi geldi  :)
Balıkçılarıma uğradım; ellerinde karides yok! Dün yağışlı idi. Bugün de çıkmamışlar denize.
Ben de merkeze yürüyüp balık dükkanlarına baktım. Süper bir yer keşfettim yeni açılmış, adı Foça Balıkçılık. 45,00TL-50,00 TL'nin altında bulanamayan koca koca karidesleri kilosu 35,00TL'den satıyorlar. Hemen az birsey aldım. Biraz da temizlenmiş sardalye aldım. Eve geldim pişirdim. Mmmm!! Yami oldular :) Çok da doyurucu....
Bu arada 1 saatten fazla yürümüş oldum :)

Gelelim tavada jumbo karides ile fırında soslu sardalye tarifine :)

6 Aralık 2011 Salı

TURKISH DUKAN SUSHI

Bugün tam 19. gün. Bana göre gayet iyi gidiyorum çok şükür :)
En dirayetli çıktığım diyet programı bu şimdiye kadar yaptığım. Dün sabah tartıldım ve 1 haftada -800gr. ı yakalamışım. 1 kiloyu bulmadı ya bu hafta 1,2 kg vermem lazım!!
O yüzden de dün yürüdüklerimin üstüne 45dk.da akşam evde cross yaptım. Bu sabah ölçüldüm ve 400 gr. gitmiş :)) 
Harika demek ki hareket etmek gerekiyormuş! Bugünün süprizi ise yaptığım Sushi'ler...

Turkish Dukan Sushi
Buradaki balıkçılar sabahları gelip ağlarındaki balık ve karidesleri temizleyip satıyorlar. Hem çok taze hem de daha ekonomik alabiliyorum. Ama bunu ilk kez bugün yapabildim. Aldığım karideslerle de ne zamandır hayalini kurduğum sushi'lerimi yaptım. 
Tarif Refikanın Mutfağı'ından geliyor. Onun Türk usulü sushi'lerinden esinlendim. İnanılmaz güzel yemekler yapan biri. Şimdilerde Pazar günleri NTV'de bir yemek programını da yapıyor. İşte benim uyarlamam: